DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Adli Olaylar

18 Yaşındaki Genç Kadına Toplu Tecavüz Davasında 5 Sanığa Ağır Ceza

08 Ağustos 2026 94 okunma
Girne'de 2024 yılında 18 yaşındaki bir genç kadına sırayla cinsel saldırıda bulundukları ve o anları kaydettikleri gerekçesiyle yargılanan 5 sanık, 10 ile 12 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Mahkeme, sanıkların savunmasız bir kişiyi istismar ettiğini vurguladı.

Girne Ağır Ceza Mahkemesi, 13 Nisan 2024 tarihinde yaşanan toplu cinsel saldırı olayına ilişkin kararını açıkladı. Bayram tatili için Kuzey Kıbrıs'a gelen Yusuf Atan, İbrahim Arzakçı, Şehmus Kaya, Zülküf Kaya ve Baver Yaşar, "Tecavüz" ve "Özel hayatın gizliliğini ihlal ederek görüntü kaydetme" suçlarından mahkum edildi.

Mahkeme Başkanı Melek Esendağlı, yaklaşık iki yıl süren yargılama sürecinde elde edilen bulguları aktardı. Buna göre sanıklar, Girne'deki bir eğlence mekanında tanıştıkları I.F. İsimli genç kadını, alkolün etkisiyle bilincinin yerinde olmadığı bir sırada kiraladıkları eve götürdü. Burada mağdura sırayla cinsel saldırıda bulunan sanıklar, olay anlarını da cep telefonuyla kaydetti.

Esendağlı, sanıklardan Yusuf Atan'ın mağdura iki kez cinsel saldırıda bulunduğunu, İbrahim Arzakçı'nın ise hem saldırıyı gerçekleştirdiğini hem de görüntüleri kayda aldığını belirtti. Bu durumun her iki sanık için ağırlaştırıcı unsur olarak değerlendirildiğini ifade etti. Mahkeme başkanı, cinsel saldırı suçlarının toplumda ciddi endişe yaratan ve artış eğilimi gösteren suçlar arasında yer aldığına dikkat çekti.

Sanıkların, farklı bir kültürden gelen ve kendini savunamayacak durumdaki bir kişiyi istismar ettiğini vurgulayan mahkeme, ülkeye hangi amaçla gelinirse gelinsin kamu düzenini bozma hakkının bulunmadığının altını çizdi. KKTC'ye gelen herkesin hukuk kurallarına ve toplumsal düzene uymak zorunda olduğu kaydedildi. Oy birliğiyle alınan karara göre Yusuf Atan ve İbrahim Arzakçı 12'şer yıl, Baver Yaşar 11 yıl, Şehmus Kaya ve Zülküf Kaya ise 10'ar yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Kararın açıklanmasının ardından mahkeme binasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Cezaevi aracına bindirilen bazı sanıklar görevli personele hakaret ederken, bazıları da görüntü almaya çalışan basın mensuplarına tepki gösterdi. 10 yıl hapis cezası alan sanıklardan biri gerekçeli kararın yazılmasını talep ederek "Allah büyüktür. Mahkeme utansın." dedi. 12 yıl ceza alan bir diğer sanık ise "Bunu yapmadık, bunu bilin." sözleriyle suçlamaları reddetti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör