DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

1996'daki İsaak Cinayetinde Rum Güvenlik Güçlerinin Rolü Yeniden Sorgulanıyor

13 Ağustos 2026 29 okunma
Kıbrıslı Rum avukat Laris Vrahimis, Tasos İsaak'ın 1996'da Derinya'da öldürülmesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunarak, olay yerindeki Rum polislerinin tutumunun da araştırılması gerektiğini savundu.
Öne Çıkanlar
  • Kıbrıslı Rum avukat Laris Vrahimis, İsaak cinayetinde Rum güvenlik güçlerinin rolünün sorgulanması gerektiğini söyledi.
  • Vrahimis, olayda Rum polislerinin İsaak'a yardım etmediğini ve sivillerin müdahalesini engellediğini öne sürdü.
  • Avukat, İsaak'ın kurtarılabilecekken kurtarılmadığını ve ağır ahlaki, siyasi, muhtemelen cezai sorumluluklar bulunduğunu savundu.
  • Vrahimis, cinayetin sorumluluğunun Türk tarafında olduğunu ancak bunun Rum tarafındaki davranışların sorgulanmasına engel olmadığını belirtti.

Kıbrıslı Rum avukat Laris Vrahimis, 1996 yılında Derinya'da hayatını kaybeden Tasos İsaak'ın ölümüne dair yıllar sonra dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Cinayetin sorumluluğunun Türk tarafında olduğunu vurgulayan Vrahimis, buna karşın Rum güvenlik güçlerinin olay anındaki davranışlarının da mutlaka açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.

Vrahimis, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, olay sırasında bölgede bulunan Rum polislerinin ve göstericilerin nasıl bir tutum sergilediğini sorguladı. Aradan geçen onca yıla rağmen, yüzlerce gösterici, polis ve askerin bulunduğu bir ortamda İsaak'ın nasıl öldürülebildiğine ilişkin tatmin edici bir açıklama yapılmadığını belirten avukat, bu durumun hâlâ bir muamma olduğunu ifade etti.

Olay anına ait bir kareye de dikkat çeken Vrahimis, fotoğrafta cinayetin işlendiği noktaya yalnızca birkaç metre uzaklıkta duran Rum polislerinin İsaak'a yardım etmediğini, üstelik sivillerin olay yerine yaklaşarak müdahale etmesini engellediğini öne sürdü. Ayrıca bölgedeki yüzlerce göstericinin geri çekildiğini ve bazı kişilerin adeta yalnız bırakıldığını savunan Vrahimis, bu tablonun da mutlaka izah edilmesi gerektiğini kaydetti.

"Hiçbir şey Türklerin işlediği suçu aklamaz" ifadesini kullanan Vrahimis, cinayetin doğrudan faillerinin yanı sıra Türk tarafının da kolektif sorumluluk taşıdığını belirtti. Ancak bunun, Rum tarafındaki güvenlik güçleri ile sivillerin davranışlarının sorgulanmasına engel teşkil etmediğini vurgulayan avukat, İsaak'ın kurtarılabilecekken kurtarılmadığını ileri sürdü.

Vrahimis, olayda "ağır ahlaki, siyasi ve muhtemelen cezai sorumluluklar" bulunduğunu savunarak, özellikle polise verilen talimatların mercek altına alınması gerektiğini söyledi. Bu açıklama, 1996'daki İsaak cinayetinin yalnızca saldırıyı gerçekleştirenler açısından değil, Rum güvenlik güçlerinin olay sırasındaki konumu bakımından da yeniden ele alınması yönünde önemli bir çağrı olarak yorumlandı.

Sık Sorulan Sorular

Tasos İsaak'ın ölümüyle ilgili olarak Rum güvenlik güçlerinin hangi spesifik davranışı eleştiriliyor?
Rum polislerinin, cinayetin işlendiği noktaya birkaç metre uzaklıkta durmasına rağmen İsaak'a yardım etmediği ve sivillerin olay yerine yaklaşarak müdahale etmesini engellediği öne sürülüyor.
Avukat Laris Vrahimis, cinayetin sorumluluğunu nasıl değerlendiriyor?
Vrahimis, cinayetin doğrudan faillerinin yanı sıra Türk tarafının da kolektif sorumluluk taşıdığını belirtiyor ancak bunun Rum tarafındaki güvenlik güçlerinin davranışlarının sorgulanmasına engel olmadığını vurguluyor.
Olay sırasında bölgede kaç kişinin bulunduğu belirtiliyor ve bu durum neden sorgulanıyor?
Yüzlerce gösterici, polis ve askerin bulunduğu bir ortamda İsaak'ın nasıl öldürülebildiğine ilişkin tatmin edici bir açıklama yapılmadığı ifade ediliyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör