30 Yıl Sonra Derinya: Sürüşü Planlayan İsim O Gün Yaşananları İlk Kez Anlattı
- Derinya olaylarını planlayan Yorgos Hacikostas, 30 yıl sonra sessizliğini bozdu.
- Sürüş, Kıbrıs sorununu uluslararası gündeme taşımak için "Berlin'den Girne'ye" tasarlandı.
- Klerides, Yunanistan'ı savaşa sürükleyeceklerini ve Yunanistan'ın hazır olmadığını söyledi.
- Hacikostas, can kayıplarını yolda öğrendiğini ve sorumluluğun hükümette olduğunu savundu.
1995 yılında Tasos İsaak ve Solomos Solomu'nun hayatını kaybettiği Derinya olaylarını planlayan dönemin Rum Motosikletliler Federasyonu Başkanı Yorgos Hacikostas, 30 yıl sonra sessizliğini bozdu. Hacikostas, motosikletlilerin "serseri" olarak görüldüğü o dönemde Kıbrıs sorununu uluslararası gündeme taşımak amacıyla "Berlin'den Girne'ye" uzanan geniş çaplı bir sürüş etkinliği tasarladığını belirtti.
Hazırlık sürecinin bir yıl sürdüğünü aktaran Hacikostas, Alman Motosikletliler Federasyonu Başkanı'nın fikri anında benimsediğini ve Almanya dahil 17 ülke federasyonunun destek sözü verdiğini kaydetti. Finansman konusunda ise Avrupa Motosikletliler Federasyonu ile yabancı motosikletçilerden maddi ve manevi destek aldıklarını, ayrıca dönemin Başpiskoposu 1. Hrisostomos'un kendisini makamına çağırarak önce 10 bin, ardından 5 bin Kıbrıs Lirası bağışta bulunduğunu anlattı.
Etkinlik sabahı yaşananları da aktaran Hacikostas, dönemin Rum Polis Genel Müdürü Haciloizu'nun kendisini telefonla arayarak acele Başkanlık Sarayı'na çağırdığını söyledi. Görüşmede dönemin Rum lideri Glafkos Klerides'in telefon konuşmalarına şahit olduğunu belirten Hacikostas, Klerides'in BM Genel Sekreteri ve ABD Dışişleri Bakanı ile görüştüğünü anladığını ifade etti. Klerides'in kendisine "Yunanistan'ı da savaşa sürükleyeceğiz ve Yunanistan hazır değil" dediğini aktaran Hacikostas, o dönemde Rus tankları, Yunan tankları ve S-300 füzelerinin geleceğine dair devlet sırlarını da ilk kez o görüşmede öğrendiğini dile getirdi.
Sürüşün iptal edildiğini açıkladığında motosikletlilerin çoktan Derinya'da toplandığını belirten Hacikostas, can kayıplarını yolda öğrendiklerini söyledi. Toplam 13 bin kişi ve 170 yabancı katılımcının hazır olduğunu, güzergahı yalnızca kendisinin bildiğini vurgulayan Hacikostas, pişmanlık duymadığını, sorumluluğun hükümette olduğunu savundu. Hayatını kaybeden İsaak ve Solomu'nun aileleriyle ilişkisinin iyi olduğunu belirten Hacikostas, Başpiskopos Hrisostomos'un ise olaylardan sonra kendisine "Kıbrıs kan dökülmeden özgürlüğüne kavuşamaz" diyerek sürüşün iptal edilmemesi gerektiğini söylediğini aktardı.