DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Adli Olaylar

78 Yıllık Sır Perdesi Aralandı: Kıbrıs'ta Vurulan Mültecinin Mezarı Hayfa'da Bulundu

12 Ağustos 2026 77 okunma
İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından Kıbrıs'taki bir İngiliz kampından kaçmaya çalışırken hayatını kaybeden Shlomo Haimson'un kimliği, yaklaşık seksen yıl süren belirsizliğin ardından nihayet doğrulandı. İsrailli yetkililer, Haimson'un naaşının Hayfa'daki bir mezarlıkta olduğunu açıkladı.

Yıl 1948... İsrail devletinin kuruluşunun üzerinden henüz birkaç ay geçmişken, Mağusa'daki Karaolos Esir Kampı'nda tutulan Yahudi mülteci Shlomo Haimson, özgürlüğe giden yolu arıyordu. Ne var ki kamp bekçilerinin silahlarından çıkan kurşunlar, Eylül ayında onun bu kaçış girişimini ölümle sonlandırdı.

Haimson'un bedeni, 1897 yılından beri varlığını sürdüren ve bir Kıbrıslı Yahudi tarım kolonisi olan Margo köyündeki mezarlığa defnedildi. Aradan geçen yirmi yılı aşkın sürenin sonunda, 1970 yılında buradaki tüm kalıntılar İsrail'e nakledildi. Ancak Hayfa'daki son durakta işler karıştı; naaşlar herhangi bir kimliklendirme yapılmadan topluca toprağa verilince, Haimson'un izi bir kez daha kayboldu.

Onlarca yıl süren bu sessizliği bozmak için kapsamlı bir iş birliği devreye girdi. İsrail Ordusu Kayıp Kişiler Direktörlüğü, İsrail Askeri Hahamlık Birimi, İsrail Savunma Bakanlığı ve Kıbrıs Yahudi Esirler Derneği'nin ortaklaşa yürüttüğü titiz soruşturma sonuç verdi. Yapılan araştırmalar, Haimson'un kalıntılarının Hayfa mezarlığının mültecilere ayrılan bölümünde, ikinci sıradaki 11 numaralı mezarda bulunduğunu kesin olarak ortaya koydu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör