DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Adli Olaylar

868 gün kaçak yaşayan Bangladeşli tutuklandı

21 Temmuz 2026 115 okunma
KKTC’de yaklaşık 2,5 yıldır izinsiz ikamet eden Bangladeş uyruklu bir şahıs, polis kontrolü sırasında tespit edilerek mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, zanlının 8 gün süreyle tutuklu kalmasına karar verdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yasa dışı yollarla kaldığı belirlenen Bangladeş uyruklu M.B., Lefkoşa’da polis merkezine başvurmasının ardından gözaltına alındı. Polis Memuru Yaren Babahan, mahkemede yaptığı açıklamada, zanlının 17 Temmuz 2026’da Lefkoşa Polis Müdürlüğü’ne geldiğini ve bu sırada yapılan muhaceret sorgulamasında usulsüzlük tespit edildiğini belirtti.

Yapılan incelemelerde M.B.’nin 1 Mart 2024 tarihinden itibaren tam 868 gündür KKTC’de herhangi bir ikamet izni olmadan bulunduğu ortaya çıktı. Polis, zanlının tutuklanmasının ardından derhal bir soruşturma başlatıldığını ve sınır dışı işlemleri için gerekli resmi yazışmaların yapılacağını ifade etti.

Soruşturma kapsamında M.B.’nin ülkede kaldığı süre boyunca başka suçlara karışıp karışmadığının da araştırılacağını vurgulayan polis yetkilisi, dosyanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için zanlının 8 gün daha gözaltında tutulmasını talep etti. Mahkemede dinlenen polis şahadetini değerlendiren Yargıç Şevket Gazi, talebi kabul ederek M.B.’nin 8 gün süreyle tutuklu kalmasına hükmetti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör