DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Akpınar'dan "DP'yi kurtarma" iddialarına net yanıt: Kimsenin senaryosunda rol almayız

14 Ağustos 2026 88 okunma
Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhat Akpınar, seçim yasası tartışmaları üzerinden partilerine yönelik "kurtarma operasyonu" yakıştırmalarını reddederek, DP'nin ne seçim barajının düşürülmesini talep ettiğini ne de herhangi bir siyasi mühendisliğe ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Akpınar, DP'nin seçim barajının düşürülmesini talep etmediğini ve mevcut barajın korunmasından yana olduğunu söyledi.
  • "DP'yi kurtarma operasyonu" iddialarını manipülatif algı üretimi olarak nitelendirdi.
  • DP, 18 Ağustos'ta komite toplantısında görüş ve çekincelerini oy hakkı olan temsilcilerle paylaşacak.
  • Karma oy konusunda nihai tutum, MYK ve Parti Meclisi kararlarıyla belirlenip açıklanacak.

Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Seçim ve Halk Oylaması Yasası'nda gündeme gelebilecek değişiklikler çerçevesinde partilerine dönük bazı değerlendirmeleri ve özellikle "DP'yi kurtarma operasyonu" şeklindeki ifadeleri yakından izlediklerini açıkladı. Akpınar, partisinin başka bir siyasi oluşumun desteğine, seçim mühendisliğine ya da herhangi bir kurtarma girişimine gereksinim duymadığını net biçimde dile getirdi.

Akpınar, Demokrat Parti'nin seçim barajının aşağı çekilmesi yönünde ne bir talebi ne de önerisi olduğunu belirterek, tam aksine bugüne kadarki tutumlarının mevcut barajın muhafaza edilmesinden yana olduğunu hatırlattı. Partisinin istemediği, önermediği ve karşı görüş bildirdiği bir düzenlemenin "DP'yi kurtarma operasyonu" olarak kamuoyuna lanse edilmesinin siyasi analiz değil, gerçeklerle bağdaşmayan manipülatif bir algı üretimi olduğunu söyledi.

Bazı siyasi çevrelerin kendi olumlu imaj süreçlerini yönetmek adına Demokrat Parti'nin toplumdaki siyasi ağırlığını ve güvenilirliğini zedelemeye çalıştığını ifade eden Akpınar, bu tür girişimlerin karşılık bulmayacağını vurguladı. 18 Ağustos'ta Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi toplantısında yer alacaklarını belirten Akpınar, oy hakları bulunmasa dahi görüş, değerlendirme ve çekincelerini oy hakkına sahip parti temsilcileriyle doğrudan paylaşacaklarını kaydetti.

Karma oy konusunda partinin nihai tutumunun yetkili organlar olan MYK ve Parti Meclisi'nin kararları doğrultusunda kamuoyuna duyurulacağını aktaran Akpınar, 18 Ağustos'taki komite toplantısında karma oyun kaldırılmasına yönelik bir irade belirirse bu konudaki duruşlarını hiçbir tereddüde mahal bırakmadan komite huzurunda dile getireceklerini söyledi. Demokrat Parti'yi siyasi senaryolar içinde edilgen, korunmaya ya da kurtarılmaya muhtaç bir yapı gibi resmetmeye çalışanlara seslenen Akpınar, partisinin Kıbrıs Türk siyasi yaşamının köklü, kurumsal ve kararlarını kendi yetkili organlarında alan bir yapı olduğunu vurguladı.

Akpınar, siyaset anlayışlarının başkalarının hazırladığı senaryolarda kendilerine biçilen rolleri oynamak olmadığını belirterek, bu tür manipülatif yaklaşımların partiyi reaksiyoner bir çizgiye itmek yerine gerçek görüşlerini daha açık paylaşmalarını zorunlu kıldığını ifade etti. "Kimsenin bizi kurtarmasına ihtiyacımız yoktur" diyen Akpınar, sorumluluklarının halkın iradesine sahip çıkmak ve ülkenin demokratik geleceğine katkı koymak olduğunu sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Demokrat Parti'nin seçim barajının düşürülmesi konusundaki resmi tutumu nedir?
Demokrat Parti, seçim barajının aşağı çekilmesi yönünde bir talebi veya önerisi olmadığını, mevcut barajın muhafaza edilmesinden yana olduğunu belirtmiştir.
Serhat Akpınar, "DP'yi kurtarma operasyonu" iddialarını nasıl değerlendiriyor?
Akpınar, bu iddiaları gerçeklerle bağdaşmayan manipülatif bir algı üretimi olarak nitelendirmiş ve partisinin herhangi bir kurtarma girişimine ihtiyaç duymadığını vurgulamıştır.
Demokrat Parti, 18 Ağustos'taki komite toplantısında nasıl bir katılım gösterecek?
Akpınar, Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi toplantısında yer alacaklarını, oy hakları bulunmasa dahi görüş ve çekincelerini oy hakkına sahip temsilcilerle paylaşacaklarını kaydetmiştir.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör