DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Akrotiri'deki İngiliz Üssüne 32 Yeni Anten Planına Halk Tepkisi

09 Ağustos 2026 107 okunma
Güney Kıbrıs'taki İngiliz egemen üssü Akrotiri çevresine kurulması planlanan 32 askeri haberleşme anteni, radyasyon ve çevre endişeleriyle protesto edildi. Kourion Belediyesi öncülüğünde toplanan gruplar, üs kapısına yürüyerek taleplerini iletti.

Kourion Belediyesi'nin çağrısıyla bir araya gelen bölge sakinleri ve çevre örgütleri, İngiltere'ye bağlı Akrotiri egemen üssü çevresine 32 yeni askeri haberleşme anteni dikilmesi projesine karşı ses yükseltti. Belediye binası önünde başlayan gösteriye Merra Akrotiri Komitesi, Akrotiri Sıfır Saati Hareketi, Yeşiller Partisi üyeleri ve çeşitli çevre grupları da katılım sağladı.

Protestocular, ellerinde pankartlarla Akrotiri Üssü'nün ana giriş kapısına kadar yürüdü. Burada yetkililere, anten kurulumuna itirazlarını içeren bir deklarasyon teslim edildi. Yerel halkın temel kaygısı ise söz konusu antenlerin yayacağı radyasyon ve bölgenin doğal yapısına vereceği olası zararlar olarak öne çıktı.

İngiltere'nin bu yeni askeri anten kararını, üssün 1 Mart'ta insansız hava aracıyla vurulmasının hemen sonrasında aldığı belirtiliyor. Söz konusu saldırının, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonları ve İran'ın misillemeleri sırasında gerçekleştiği ifade edilmişti.

1960 Kıbrıs Bağımsızlık Anlaşması uyarınca İngiltere, Akrotiri ve Dikelya'da kendi toprağı sayılan iki egemen üsse sahip bulunuyor. Bunlara ek olarak Troodos Dağı'nda bir radar istasyonu ve çeşitli askeri izleme noktaları yer alıyor. İngiltere'nin Ada genelinde 40 civarında askeri tesis ve kontrol noktası edinme hakkı olmasına rağmen, bunlardan yalnızca 15 kadarının aktif olarak kullanıldığı biliniyor. Tüm bu üs ve askeri noktalar ise Güney Kıbrıs sınırları içerisinde konumlanıyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör