DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Akrotiri'deki Yeni Anten Planına Kıbrıslı Rumlardan Tepki: Radyasyon Korkusu Sokağa Taştı

10 Ağustos 2026 110 okunma
İngiltere'nin Akrotiri Egemen Üssü çevresine 32 yeni askeri haberleşme anteni kurma kararı, bölge halkı ve çevre örgütleri tarafından protesto edildi. Radyasyon ve çevresel zarar endişesi taşıyan grup, üs kapısına yürüyerek taleplerini iletti.

Kourion Belediyesi öncülüğünde bir araya gelen kalabalık, İngiltere'nin Akrotiri Üssü'ne yönelik genişleme planına karşı sesini yükseltti. Belediye binası önünde başlayan gösteriye Merra Akrotiri Komitesi, Akrotiri Sıfır Saati Hareketi, Yeşiller Partisi üyeleri ve çeşitli çevre grupları da katılım sağladı.

Eylemciler, bölgeye yerleştirilmesi öngörülen 32 yeni askeri haberleşme anteninin yayacağı radyasyon ve doğaya vereceği olası zararlar konusundaki kaygılarını dile getirdi. Protesto yürüyüşü, Akrotiri Üssü'nün ana giriş kapısına kadar devam etti. Grup adına hazırlanan ve karşı çıkış gerekçelerini içeren bir deklarasyon, burada üs görevlilerine teslim edildi.

Bu yeni askeri yatırım kararının, üssün 1 Mart'ta insansız hava araçlarıyla hedef alınmasının hemen ardından gündeme geldiği belirtiliyor. Daha önceki haberlerde, söz konusu saldırının ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonları ve İran'ın misillemeleri sırasında yaşandığına dikkat çekilmişti.

1960 Kıbrıs Bağımsızlık Anlaşması uyarınca İngiltere'nin kendi toprağı sayılan Akrotiri ve Dikelya Egemen Üsleri ile Trodos Dağı'ndaki radar istasyonu, Ada'nın güneyinde konuşlanmış durumda. İngiltere'nin bu ana noktalar haricinde Ada genelinde 40 kadar askeri tesis ve kontrol noktası edinme hakkı bulunmasına rağmen, bunlardan yalnızca 15 kadarının aktif olarak kullanıldığı biliniyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör