DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Aksakal, Meclis Başkanı Öztürkler ile bir araya geldi: DSP’den Kıbrıs’a destek vurgusu

20 Temmuz 2026 74 okunma
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı etkinlikleri kapsamında DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’ı kabul etti. Görüşmede, DSP’nin Kıbrıs Türk halkına verdiği sürekli destek vurgulandı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümü nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan Demokratik Sol Parti (DSP) heyetini makamında ağırladı. Kabul sırasında konuşan Öztürkler, DSP heyetini KKTC’de görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Öztürkler, 20 Temmuz’un Kıbrıs Türk halkı için taşıdığı tarihi anlama dikkat çekerek, DSP’nin bu halkın yanında her zaman yer aldığını söyledi. “Bugünlerde burada sizlerle birlikte olabilmek, bu sevinci, bu kıvancı, bu gururu birlikte yaşayabilmek bizim için çok önemlidir. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadınız” ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanı, Bülent Ecevit’in mirasını taşıyan bir siyasi hareket olarak DSP’nin Kıbrıs Türk halkının gönlünde ayrı bir yere sahip olduğunu belirtti. Öztürkler, “Bülent Ecevit’in temsilcileri olarak hem cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümünde hem de Mutlu Barış Harekâtı’nın yıl dönümlerinde Kıbrıs Türk halkının iyi gününde de kötü gününde de hep yanında duran çok özel bir partisiniz. Çok özel bir liderin emanetini taşıyan bir noktadasınız” şeklinde konuştu.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal ise konuşmasında, 20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtı’nın yalnızca Kıbrıs Türk halkı için değil, bölge tarihi açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Aksakal, harekâtın sadece Kıbrıs Türkleri için değil, Yunanistan açısından da kritik bir dönüm noktası olduğunu belirterek, harekâtın ardından Yunanistan’da cuntanın yıkıldığını ve demokrasiye geçiş sürecinin başladığını ifade etti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör