DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Alman Büyükelçiliğinden 2 Yıldır Cezaevinde Olan Kadın İçin Sert Tepki

10 Ağustos 2026 51 okunma
Almanya Büyükelçiliği, kuzeydeki taşınmazlarla ilgili davada yaklaşık iki yıldır tutuklu bulunan bir kadının serbest bırakılması için yoğun bir protesto gerçekleştirdi. Mahkeme ise kadının son kefalet talebini davanın karmaşıklığını gerekçe göstererek reddetti.

Edinilen bilgilere göre, Lefkoşa’daki Almanya Büyükelçiliği, Kıbrıs Rumlarına ait olduğu belirtilen kuzeydeki mülklerin reklamını yapmakla suçlanan ve yaklaşık iki yıldır cezaevinde bulunan bir kadının tahliyesi için güçlü bir itirazda bulundu. Büyükelçiliğin talebini sert bir dille ilettiği ancak Kıbrıs Cumhuriyeti yetkililerinden henüz bir yanıt alınamadığı öğrenildi.

Kadının tutuklanma süreci, 2024 yılında ELAM Avrupa Parlamentosu Milletvekili Geadis Geadi ile bir uçak yolculuğu sırasında yaptığı görüşmeye dayanıyor. Savcılık, söz konusu görüşmede kadının kuzeydeki Kıbrıslı Rum mülklerinin satışını gerçekleştirdiğini itiraf ettiğini ileri sürüyor. Cuma günü görülen son duruşmada mahkeme, kadının kefalet talebini reddederken, 25 aylık tutukluluk süresini davanın karmaşıklığı nedeniyle haklı buldu.

Dava sürecinde hukuki itirazlar da dikkat çekti. Mayıs ayında Lefkoşa Ceza Mahkemesi, Alman makamlarından delil toplamak amacıyla Lefkoşa Bölge Mahkemesi tarafından çıkarılan Avrupa Soruşturma Emri’nin yasalara uygun olduğuna hükmetti. Kadının avukatları, bu yetkinin yalnızca Ceza Mahkemesi’nde olduğunu savunsa da mahkeme bölge mahkemelerinin de böyle bir emir çıkarabileceğine karar verdi. Kadın hakkında 18 Temmuz 2024, 26 Temmuz 2024 ve 13 Eylül 2024 tarihlerinde olmak üzere toplam dört Avrupa Soruşturma Emri düzenlendi.

Öte yandan aynı mahkeme daha önce kadının valizine el konulması ve elektronik cihazlarının aranmasını yasa dışı bularak, bu yolla elde edilen delillerin anayasaya aykırı ve kabul edilemez olduğuna hükmetmişti. Dava, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuzeydeki Rum taşınmazlarının satışı ve yapılaşmasına yönelik yargı süreçlerini artırdığı bir dönemde gündeme geldi. Bu kapsamda en bilinen isimlerden İsrailli emlak geliştiricisi Simon Aykut, geçen yıl ekim ayında 40 suçlamanın tamamını kabul ederek beş yıl hapis cezası almış, nisan ayında ise cezasının kalan kısmını çekmek üzere İsrail’e gönderilmişti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör