DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Arıklı'dan Cezaevi Düzenlemesi Açıklaması: "Yetki Yeni Değil, 2005'ten Beri Var"

03 Ağustos 2026 47 okunma
İçişleri Bakanı Arıklı, cezaevi müdürüne yeni bir yetki verilmediğini, mevcut düzenlemenin yalnızca ceza indirimi süresini beş günden on güne çıkardığını ve ağır suçları kapsam dışı bıraktığını belirtti.

Sosyal medya üzerinden kamuoyuna seslenen Arıklı, son günlerde tartışma yaratan cezaevi düzenlemesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Arıklı, bu konuda ilk olarak Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay'ın, ardından eski Ombudsman Emine Dizdarlı'nın eleştiriler yönelttiğini hatırlattı. Yapılan değişikliğin Cezaevi Müdürü'ne hapis cezalarını indirme gibi yeni bir yetki tanımadığını vurgulayan Arıklı, bu yetkinin aslında 2005 yılından bu yana yasalarda mevcut olduğunu ifade etti.

Arıklı, Özersay'ın geçmişte koalisyon hükümetinde yer aldığını hatırlatarak, "Kudret Özersay'ın görev aldığı koalisyon hükümeti döneminde de bu yetki vardı. Eğer yanlış olduğunu düşünüyorsa o dönemde düzeltebilirdi" dedi. Mevcut hükümetin yaptığı değişikliğin kapsamını da aktaran Arıklı, düzenlemenin yalnızca ceza indirimi süresini beş günden on güne çıkarmakla sınırlı olduğunu kaydetti.

Öte yandan Arıklı, yeni düzenlemenin ağır suçlar açısından daha katı kurallar getirdiğini belirtti. Cinayet ve tecavüz gibi suçlardan hüküm giymiş kişilerin artık ceza indirimi kapsamının tamamen dışında tutulduğunu söyledi. Arıklı, eleştirilere sert tepki göstererek, "Keşke fikir sahibi olmadan önce birazcık bilgi sahibi olunsa" ifadelerini kullandı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör