DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Asgari ücret artışı yetmiyor, denetim şart

23 Temmuz 2026 94 okunma
Vatandaşlar, asgari ücrete yapılan zamların piyasada hızlı fiyat değişikliklerine yol açtığını belirterek, etkin piyasa denetimleri olmadan bu artışların alım gücünü koruyamayacağını ifade etti.

Asgari ücrete yapılan son artışın ardından vatandaşlar, geçmiş dönemlerde olduğu gibi fiyatların hızla yükseldiğine dikkat çekti. Yalnızca asgari ücretin artırılmasının yeterli olmadığını savunan vatandaşlar, temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarının kontrol altına alınması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde yapılan zamların kısa sürede etkisini kaybettiği belirtildi.

Hasan Göktuna konuya ilişkin yaptığı açıklamada, asgari ücret artışının doğru olduğunu ancak çözümün bu olmadığını söyledi. Göktuna, "Asgari ücret her 6 ayda bir artırılıyor, fakat daha zam açıklanmadan piyasada fiyatlar yükselmeye başlıyor. 'Asgari ücret artacak' beklentisiyle ürün ve hizmetlere önceden zam yapılıyor. Asgari ücret açıklandıktan hemen sonra ise fiyatlar yeniden değişiyor. İnsanların alım gücünü gerçekten koruyacak farklı bir çözüm ve daha etkili bir sistem bulunması gerekiyor." dedi.

Mehmet Güran ise asgari ücretteki artışın çalışanları tam anlamıyla memnun etmediğini ifade etti. Güran, "Asgari ücret artacağı zaman, daha zam yapılmadan birçok ürüne ve hizmete fiyat artışı geliyor. Asgari ücret artırıldıktan sonra ise yeniden zamlar yapılıyor. Dolayısıyla asgari ücretle çalışan kişi daha da fakirleşiyor ve alım gücü daha da düşüyor. Bana göre sadece asgari ücreti artırmak yerine fiyatlar da dengelenmeli." şeklinde konuştu.

Cener Özdevran, asgari ücret artışının etkisinin en fazla bir hafta sürdüğünü belirterek, "İlk günlerde alım gücünde bir miktar artış oluyor. Ancak enflasyonist bir sistemde, hayat pahalılığının önüne geçecek kalıcı çözümler üretilmediği sürece bunun bir faydası olmuyor. Hükümet tarafından gerçek anlamda bir çözüm ortaya konulmuyor. Asgari ücret belirleniyor, fakat iki hafta geçmeden fiyatlar yeniden yükseliyor." dedi. Özdevran, çözümün emeğiyle geçinen insanların gözüyle bakılarak ekonomik sistemin yeniden düzenlenmesi olduğunu ekledi.

Mehmet Levent ise piyasada yeterli denetimin olmamasının en büyük sorunlardan biri olduğunu vurguladı. Levent, "Herkes istediği fiyatı ürünlerine yansıtabiliyor. 'Burası serbest piyasa' deniliyor; ancak etkili bir denetim mekanizması olmadığı zaman fiyat artışları sürekli devam ediyor. Asgari ücrette yapılan artış, çalışanların yaşam koşullarını iyileştirmesi gerekirken, fiyatların hızlı yükselmesi nedeniyle kısa sürede etkisini kaybediyor. İnsanlar daha maaşlarını almadan artan fiyatlarla karşı karşıya kalıyor." ifadelerini kullandı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör