DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Adli Olaylar

Avukat Murat'tan Çarpıcı Çıkış: Gece Kulüpleri Raporu Nerede Kaldı?

07 Ağustos 2026 117 okunma
Avukat Aslı Murat, markette yaşanan bıçaklama olayının ardından gece kulüplerindeki sömürü düzenine dikkat çekerek, Ombudsman'ın söz verdiği raporun akıbetini sorguladı. Murat, kadınları koruyacak kapsamlı bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece benzer olayların yaşanmaya devam edeceğini vurguladı.

Avukat Aslı Murat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, marketteki bıçaklama olayıyla birlikte gece kulüpleri meselesinin yeniden masaya yatırılması gerektiğini söyledi. Murat, olayı ilk değerlendirdiği sırada genç kadının gece kulübünde çalıştığı bilgisinin kendisine ulaşmadığını, bu yüzden o aşamada yorum yapmadığını belirtti. Ancak mahkeme sürecinde polisin aktardığı bilgilerin tabloyu değiştirdiğini ifade eden Murat, zanlının, genç kadının eski çalıştığı gece kulübüyle yeniden anlaştığını öğrenmesinin ardından turist vizesiyle adaya gelip onu takip ettiğinin ortaya çıktığını kaydetti. Murat, "Dolayısıyla artık meselenin bu kısmını da konuşmak gerekiyor" dedi.

Gece kulüpleri konusunun ülkede yıllardır bilindiğini fakat gerçek anlamda bir yüzleşme yaşanmadığını dile getiren Murat, 2018'deki resmi çalıştayda kadınların pasaportlarına el konulması, dışarı çıkışlarının engellenmesi, ücret takibinin yapılamaması ve sömürü koşullarıyla borçlandırılmaları gibi sorunların net biçimde tespit edildiğini hatırlattı. "Ne değişti?" diye soran Murat, insan ticaretinin Ceza Yasası'nda suç sayılmasına rağmen, mağdurların korunmasını ve mücadeleyi bütüncül şekilde ele alan ayrı bir yasanın hâlâ çıkarılmadığını vurguladı. 2025'te Alayköy'deki bir gece kulübünde hayatını kaybeden 25 yaşındaki Anastasia Melega'nın ölümünün de sistemle ilgili ciddi soru işaretlerini yeniden gündeme getirdiğini söyleyen Murat, Ombudsman'ın bu olayın ardından gece kulüplerine ilişkin bir rapor hazırlanacağını duyurduğunu anımsatarak "Rapor hazırlandı mı?" sorusunu yöneltti.

Bugün farklı bir kadın ve farklı bir olayla karşı karşıya olunduğunu ancak sistemin aynı kaldığını savunan Murat, yıllardır yapılan tespitlere rağmen küçük değişikliklerle aynı düzenin sürdürülmesinin çözüm getirmediğini ifade etti. Meselenin yalnızca mevcut yasada birkaç maddeyi değiştirmekten ibaret olmadığını belirten Murat, kadınların insan onurunu, güvenliğini, çalışma haklarını ve sömürüden korunmasını merkeze alan yeni bir düzenin baştan kurgulanması gerektiğini kaydetti.

Kapsamlı bir İnsan Ticaretiyle Mücadele ve Mağdur Koruma Yasası çıkarılması çağrısında bulunan Murat, şiddet veya sömürü riski altındaki her kadının güvenli barınmaya, tercümana, hukuki ve psikolojik desteğe gerçekten ulaşabilmesi gerektiğini söyledi. Polis, sosyal hizmetler, sağlık ve çalışma makamlarının birbirinden kopuk değil, aynı mekanizma içinde çalıştığı bir sistem kurulmasının şart olduğunu dile getiren Murat, 24 saat ulaşılabilecek çok dilli bir yardım hattının da bu yapının parçası olması gerektiğini belirtti. Murat, sözlerini şöyle noktaladı: "Bu kadınların şiddete ve sömürüye karşı bu kadar savunmasız kalmasına izin veren düzeni neden hâlâ değiştirmiyoruz? Her olaydan sonra öfkelenip, birkaç gün sonra aynı sistemi olduğu yerde bırakacaksak bir sonraki haberi beklemekten başka bir şey yapmış olmayacağız."

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör