DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Bakanlardan Erenköy Direnişi’nin Yıl Dönümünde Ortak Vurgu: “Ölümsüz Bir Destan”

10 Ağustos 2026 125 okunma
Hükümet üyeleri, Erenköy Direnişi’nin yıl dönümünde yayımladıkları mesajlarda, bu mücadeleyi Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesinin dönüm noktası olarak nitelendirdi. Bakanlar, şehitleri rahmetle anarken, “Erenköy ruhu”nun gelecek nesillere aktarılmasının ortak sorumluluk olduğuna dikkat çekti.

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Erenköy Direnişi’ni Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş yolundaki en kritik anlarından biri olarak tanımladı. Ataoğlu, Erenköy’de canları pahasına savaşan kahramanların cesaretleri, inançları ve vatan sevgileriyle tarihe altın harflerle kazınan eşsiz bir destan bıraktığını söyledi. Halkın birlik ve beraberlik ruhuyla verdiği mücadelenin bugün de yol gösterici olduğunu belirten Ataoğlu, en büyük görevin şehitlerin emaneti olan topraklara sahip çıkmak, devleti daha güçlü yarınlara taşımak ve gelecek nesillere özgür bir ülke bırakmak olduğunu ifade etti. Türkiye’nin direniş sırasında ve sonrasında verdiği desteğin asla unutulmayacağını vurgulayan Ataoğlu, ana vatanla kurulan sarsılmaz bağların en büyük güvencelerden biri olduğunu kaydetti.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da Erenköy Direnişi’nin, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en önemli destanlarından biri olduğunu belirtti. 8 Ağustos’un inanç, cesaret ve vatan sevgisinin tarihe altın harflerle yazıldığı bir kahramanlık destanı olduğunu vurgulayan Arıklı, yokluk ve imkânsızlıklara rağmen vatan toprağını canları pahasına savunan mücahitlerin, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine unutulmaz bir miras bıraktığını söyledi. Arıklı, bu direnişin yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda birlik, dayanışma ve milli iradenin en güçlü simgelerinden biri olduğunun altını çizdi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova ise Erenköy’de sergilenen eşsiz fedakârlığın, Kıbrıs Türk halkının vatanına, özgürlüğüne ve egemenliğine sahip çıkma kararlılığının en güçlü göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Erenköy Direnişi’ni özgürlüğün ve bağımsızlığın sönmeyen meşalesi olarak niteleyen Berova, 8 Ağustos 1964’te verilen mücadelenin, halkın en zor koşullar karşısında dahi boyun eğmeyen iradesini tarihe kaydettiğini ifade etti. Berova, Türkiye’de ve farklı ülkelerde yükseköğrenim gören Kıbrıs Türk gençlerinin eğitimlerini yarıda bırakarak vatan savunmasına koşmalarını, eşine az rastlanan bir fedakârlık destanı olarak tanımladı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Erenköy Direnişi’nin Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin, vatan sevgisinin ve bağımsızlık iradesinin en önemli sembollerinden biri olduğunu vurguladı. Tarihe altın harflerle yazılan direnişin ve kahramanlarının hafızalarda sonsuza dek yaşayacağını söyleyen Oğuz, yokluklar içerisinde vatan savunmasına koşan gençlerin ortaya koyduğu mücadelenin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirtti. Oğuz, Erenköy’de verilen mücadelenin yalnızca bir bölgenin savunulması değil, Kıbrıs Türk halkının bu topraklardaki varlığına, özgürlüğüne ve geleceğine sahip çıkma iradesi olduğunu kaydetti.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Erenköy Direnişi’nin yalnızca bir direnişin adı değil, vatan için ölümü göze alanların yazdığı ölümsüz bir destan olduğunu vurguladı. 1964 yılının zorlu günlerinde, çoğu üniversite sıralarından kalkıp vatan savunmasına koşan 500’ü aşkın Kıbrıslı Türk gencinin, komando ve köylülerden oluşan mücahitlerle birlikte bir milletin onurunu, hürriyetini ve geleceğini savunduğunu ifade etti. Çavuşoğlu, 8 Ağustos 1964’te Türk jetlerinin Erenköy semalarını dolduran sesinin, kuşatma altındaki Kıbrıs Türkü’ne uzanan kardeşlik elinin, umudun ve kararlılığın sesi olduğunu belirtti. Bu uğurda canını feda eden Şehit Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in, Kıbrıs Türkü’nün gönlünün ebedi kahramanlarından biri olduğunu söyledi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ise Erenköy’ün, yalnızca bir direniş noktası değil, inanç, dayanışma ve kararlılığın simgeleştiği tarihi bir mücadele alanı olduğunu vurguladı. Eğitimlerini yarıda bırakarak ülkelerine dönen üniversiteli gençlerin, mücahitlerle omuz omuza verdiği mücadelenin fedakârlığın ve halk olma bilincinin unutulmaz bir örneği olarak hafızalardaki yerini koruduğunu ifade etti. Çavuş, bugün kendilerine düşen görevin, geçmişten alınan güçle geleceğe yürümek ve şehitlerin emaneti olan değerlere sahip çıkmak olduğunu söyledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör