DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Basın-Sen'in Yasa İptal Başvurusuna Gazeteciler Birliği'nden Tam Destek

05 Ağustos 2026 119 okunma
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği, Basın-Sen'in Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası'nın 23B maddesini Anayasa Mahkemesi'ne taşıma kararına destek vereceğini açıkladı. Birlik, yarın saat 11.00'de Lefkoşa'daki Anayasa Mahkemesi önünde olacağını duyurdu.

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği, Basın Emekçileri Sendikası'nın (Basın-Sen) yargıya taşıyacağı düzenlemeye ilişkin net bir tavır ortaya koydu. Birlikten yapılan yazılı açıklamada, masumiyet karinesinin gazetecilik meslek etiğinin temel taşlarından biri olduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, bu ilkeleri gözetmenin yolunun, kamu yararı, haberin içeriği ve kişinin bulunduğu konum gibi unsurlar dikkate alınmadan isim ve fotoğraf kullanımını doğrudan suç kapsamına almaktan geçmediği belirtildi. Söz konusu 23B maddesinin, aslında etik kurulların alanına giren bir konuyu ceza tehdidi altına soktuğu ifade edildi.

Düzenlemenin medya kuruluşları için ağırlaştırılmış yaptırımlar getirdiğine ve gazetecileri otosansüre ittiğine dikkat çekilen açıklamada, Birliğin, Basın-Sen'in iptal başvurusunun arkasında olduğu vurgulandı. Basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkını korumak amacıyla yarın saat 11.00'de Lefkoşa'daki Anayasa Mahkemesi önünde olunacağı kaydedildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör