DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Kültür & Etkinlik

Bir Gazetecinin Kitaplarla Örülü Dünyası: Sevgül Uludağ'ın Yazdıkları ve Okudukları

15 Ağustos 2026 111 okunma
Sevgül Uludağ'ın oğlu Burak Erkut, annesinin yayımlanmış beş kitabını ve onu şekillendiren okuma dünyasını kaleme aldı. Yazı, bir entelektüelin kütüphanesi üzerinden kişiliğini ve mücadelesini anlamaya dair samimi bir portre sunuyor.
Öne Çıkanlar
  • Sevgül Uludağ'ın ilk kitabı "Perestroyka Notları" 1990'da yayımlandı.
  • "Kadınlar İçin Politikada Strateji ve Planlama" 1998'de kadın adayların el kitabı oldu.
  • "İncisini Kaybeden İstiridyeler" 2005-2006'da üç dilde üç baskı yaptı.
  • Uludağ'ı en çok etkileyen isimlerden biri Tenten'in yaratıcısı Herge'dir.

Bir eve ya da ofise adım attığımda ilk yöneldiğim yer her zaman kütüphane olur. Ev sahibi kahveyle meşgulken ya da telefona bakarken göz ucuyla rafları tararım; hangi yazarlar tekrar ediyor, birbiriyle çelişen fikirler aynı rafta mı duruyor, yoksa her şey tek bir yöne mi işaret ediyor? İnsanlar kendilerini kategorize etmekten kaçınsa da kütüphaneleri çoğu zaman duruşlarını çok daha net ele verir. GoodReads gibi platformlar okuma listelerini paylaşmayı kolaylaştırsa da, bir insanın raflarına bakmanın verdiği o merak duygusunu hiçbir dijital araç tam olarak karşılayamıyor.

Sevgül Uludağ'ın yazdığı kitaplara kronolojik olarak bakıldığında ilk sırada Ocak 1990'da Amaç Yayınları'ndan çıkan "Perestroyka Notları" yer alıyor. Sovyetler Birliği'nde Gorbaçov'un başlattığı yeniden yapılanma ve şeffaflık dönemini yerinde gözlemlemek isteyen Uludağ, eşiyle birlikte bölgeye gitmiş ve oradaki geçiş sürecinden insan portreleri derlemişti. Kitap bir Sovyet övgüsü değil, aksine hayal kırıklığını da içeren eleştirel bir bakış taşıyordu. Transkafkasya Şeyhülislamı Allahşükür Paşazade'den savaş gazisi Mezahir Abbaszade'ye uzanan portreler, eserin zamana direnmesini sağlayan en önemli unsur oldu.

İkinci kitap "Kadınlar İçin Politikada Strateji ve Planlama", Eylül 1998'de Kadın Araştırmaları Merkezi Yayınları'ndan çıktı. 1990'ların ilk yarısında kadın hareketinin aile yasasını kadınlar lehine değiştirme mücadelesi sırasında Uludağ'ın verdiği atölye çalışmalarının ürünü olan bu eser, İngiltere ve İsveç deneyimlerinden kadın kotası tartışmalarına uzanan geniş bir çerçeve sunuyordu. 1998 genel seçimlerinde sağdan ve soldan pek çok kadın adayın el kitabı haline gelen çalışma, aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini koruyor.

Uludağ'ın en bilinen eseri ise kuşkusuz "İncisini Kaybeden İstiridyeler" oldu. BİLBAN ve İKME tarafından Türkçe, İngilizce ve Yunanca olarak yayımlanan kitap, 2005 ve 2006 yıllarında üç baskı yaptı. Bu eserde makro politikalar, müzakereler ve çözüm modelleri bir kenara bırakılarak yalnızca insan acısına odaklanıldı. Savaşın yıkımı rakamlarla değil, hisarda oturup babasının dönüşünü bekleyen yaralı bir çocuğun sessizliğiyle, babasını yedi aylıkken kaybetmiş bir çocuğun isyanıyla, evladını bekleyen bir annenin gözyaşlarıyla anlatıldı.

Kütüphanesine dönüldüğünde ise Uludağ'ı en çok etkileyen isimlerin başında Tenten'in yaratıcısı Herge geliyor. Çocukluğundan vefatına kadar Tenten karakteri onun için hep özel bir yere sahip oldu; tıpkı Tenten gibi dünyayı gezen, hakikatin peşinde koşan bir gazeteciydi. Gazeteciliğe başlangıcı Raif Denktaş'ın İngilizce gazetesindeki yazım hatalarını eleştirmesiyle olsa da, Tenten'i her zaman bu mesleğe yönelten ilham kaynaklarından biri olarak gördü.

Sık Sorulan Sorular

Sevgül Uludağ'ın ilk kitabı "Perestroyka Notları" hangi yayınevinden ve hangi yılda çıkmıştır?
Kitap, Ocak 1990'da Amaç Yayınları'ndan çıkmıştır.
"Kadınlar İçin Politikada Strateji ve Planlama" kitabı hangi dönemde verilen atölye çalışmalarının ürünüdür?
Kitap, 1990'ların ilk yarısında kadın hareketinin aile yasasını kadınlar lehine değiştirme mücadelesi sırasında verilen atölye çalışmalarının ürünüdür.
Sevgül Uludağ'ın "Perestroyka Notları" kitabında hangi kişilerin portreleri yer almaktadır?
Kitapta Transkafkasya Şeyhülislamı Allahşükür Paşazade'den savaş gazisi Mezahir Abbaszade'ye uzanan portreler yer almaktadır.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör