DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Brüksel'in Kıbrıs Hamlesinde Dikkat Çeken Ayrıntı: Fitto'nun Erhürman'a Yatırım Yaptığı İddiası

30 Ağustos 2026 97 okunma
Rum basını, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanan Raffaele Fitto'nun Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'a "yatırım yaptığını" öne sürdü. Haberde Rum Yönetimi'nin Brüksel'e, Brüksel'in ise Erhürman'a yatırım yaptığı savunuldu.
Öne Çıkanlar
  • Rum Yönetimi, Fitto'nun atanmasını Türkiye-AB ilişkilerinin Kıbrıs sorununa bağlanması stratejisinin başarısı görüyor.
  • Gazete, Fitto'nun Kıbrıs sorununda farklılık yaratabilecek Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'a yatırım yaptığını savunuyor.
  • Fitto'nun Erhürman'a yönelik açıklamasının Komisyon'un görüşü olduğu ve bugün de geçerli olduğu vurgulanıyor.
  • Rum Yönetimi, Brüksel'in Erhürman'a ve Kıbrıs Türkünün izolasyonların kaldırılmasına yatırım yaptığını öne sürüyor.

Rum basınında yer alan değerlendirmelere göre Rum Yönetimi, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'nun AB Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanmasını Türkiye-AB ilişkilerinin Kıbrıs sorunuyla ilişkilendirilmesi stratejisinin bir başarısı olarak görüyor. Kathimerini gazetesi, Hristodulidis hükümetinin 13 Temmuz'da bu atama nedeniyle memnuniyet gösterisinde bulunduğunu yazdı.

Gazete, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in söz konusu atamayı, göreve geldikleri ilk günden bu yana hedefledikleri "Türkiye-AB ilişkilerinin Kıbrıs sorununda ilerleme sağlanmasına bağlanması" stratejisinin bir sonucu olarak değerlendirdiğini anımsattı. Buna karşılık Türkiye'nin, AB'nin sunabileceği tek hizmetin Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılması olabileceği görüşünü ortaya koyduğu belirtildi.

Haberde, BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde Kıbrıs sorununu çözmesi için Ankara'ya baskı yapması beklenen Fitto'nun Türk önerilerini kabul ettiğinin görüldüğü ifade edildi. Gazete, Rum Yönetimi'nin Fitto'ya yatırım yaptığını ancak Fitto'nun da Kıbrıs sorununa ilişkin olguları değiştirmesi ve farklılık yaratması mümkün olan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'a yatırım yaptığını savundu.

Fitto'nun birkaç ay önce Avrupa Parlamentosu kürsüsünden yaptığı "Kıbrıs Türk toplumundaki değişikliğin yeni bir fırsat penceresi açmasının mümkün olduğu" yönündeki açıklamasına da dikkat çekilen haberde, bu açıklamanın Fitto'nun şahsi görüşü değil Komisyon'un görüşü olduğu vurgulandı. Gazete, bu durumun bugün de geçerli olduğunu ve Fitto'nun Avrupa Komisyonu'nu temsil ettiğini belirtti.

Haberde son olarak Rum Yönetimi'nin Avrupa Birliği'ne, Avrupa Komisyonu ve Konseyi düzeyinde de Brüksel'in Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'a, Kıbrıs Türkünün de Ankara ile birlikte izolasyonların kaldırılmasına yatırım yaptığı öne sürüldü.

Sık Sorulan Sorular

Raffaele Fitto'nun AB Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanmasını Rum Yönetimi neden bir başarı olarak görüyor?
Rum Yönetimi, bu atamayı "Türkiye-AB ilişkilerinin Kıbrıs sorununda ilerleme sağlanmasına bağlanması" stratejisinin bir sonucu olarak değerlendiriyor.
Türkiye'nin AB'nin Kıbrıs konusunda sunabileceği hizmete ilişkin görüşü nedir?
Türkiye, AB'nin sunabileceği tek hizmetin Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılması olabileceği görüşünü ortaya koydu.
Habere göre Fitto'nun Erhürman'a "yatırım yapması" ne anlama geliyor?
Gazete, Fitto'nun Kıbrıs sorununa ilişkin olguları değiştirmesi ve farklılık yaratması mümkün olan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'a yatırım yaptığını savunuyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör