DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Çeler: BM Genel Sekreteri’nin adaya ziyareti Kıbrıs müzakerelerinde dönüm noktası olacak

20 Temmuz 2026 63 okunma
Toplumcu Demokrasi Partisi lideri Zeki Çeler, Antonio Guterres’in ay sonunda gerçekleştireceği ziyaretin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yeni bir dönemin en kritik aşamalarından birini oluşturacağını söyledi.

TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bu ay sonunda Kıbrıs’a yapacağı ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çeler, bölgedeki son gelişmelerin mevcut statükonun beraberinde getirdiği tehlikeleri açıkça gözler önüne serdiğini ifade etti.

Geçtiğimiz ekim ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ve Kıbrıs Rum tarafının Avrupa Birliği dönem başkanlığının sona ermesiyle birlikte BM öncülüğünde yeni bir girişim beklediklerini belirten Çeler, Guterres’in Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in yürüttüğü çalışmaların bu ziyaretle daha da anlam kazanacağını vurguladı. 16 yıl aradan sonra bir BM Genel Sekreteri’nin adaya gelmesini memnuniyetle karşıladıklarını aktaran Çeler, Guterres’in göreve başladığı günden bu yana Kıbrıs meselesine ayrı bir önem atfettiğini ve çözüm için yoğun çaba harcadığını söyledi.

Çeler, Guterres’in görev süresinin sona ermesinden önce bu birikimin somut ilerlemelere dönüşmesinin ortak bir beklenti olduğunu kaydetti. TDP olarak Kıbrıs sorununun temelinde Kıbrıslı Türklerin 1960 antlaşmalarından doğan haklarını koruma mücadelesinin yattığını ifade eden Çeler, ne Kıbrıs Rum siyasi elitlerinin tek taraflı yaklaşımlarına ne de çözümsüzlükten beslenen çevrelerin bu hakları yok etmesine izin vermeyeceklerini dile getirdi.

Yeni süreçler başladığında kamuoyunu manipüle etmeyi amaçlayan girişimlerin ve korku siyasetiyle çözüm iradesini zayıflatmaya çalışan anlayışların geçmişte olduğu gibi bugün de karşılarında TDP’yi bulacağını belirten Çeler, halkın da bu tür girişimlere itibar etmeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı’nın siyasi partilerle düzenli istişare toplantıları yaptığına dikkat çeken Çeler, bu süreçte TDP’nin görüş ve önerilerini paylaşmaya devam ettiğini aktardı.

Çeler, halktan yetki almamış kişi ve çevrelerin yeni süreci hedef alan söylemlerine karşı en güçlü duruşu sergileyen partilerden birinin TDP olduğunu belirterek çözüm iradesini savunmaya devam edeceklerini ifade etti. İki liderin üzerinde uzlaştığı güven artırıcı önlemlerin vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Çeler, başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası toplumun sürece katkı sağlamasının önemli olduğunu ancak çözüm sürecine zarar verecek adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. TDP’nin tüm iç ve dış paydaşlarla istişare halinde süreci yakından takip etmeyi ve yapıcı katkı sunmayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör