DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Cezaevi Müdürüne Verilen Geniş Yetkiler Anayasa Mahkemesine Taşındı

07 Ağustos 2026 112 okunma
CTP, Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nde yapılan ve Cezaevi Müdürü'ne mahkumların cezalarında indirim yapma yetkisi tanıyan değişikliğin iptali için dava açtı. Parti, düzenlemenin yürütmesinin durdurulması amacıyla da ara emri talebinde bulundu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi, UBP-YDP-DP Hükümeti döneminde Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nde gerçekleştirilen değişiklikleri yargıya götürdü. Parti, söz konusu düzenlemelerin hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkeleriyle bağdaşmadığını savunuyor.

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda, tüzük değişikliğiyle Cezaevi Müdürü'ne tanınan yetkilerin kapsamına dikkat çekti. Yeni kurallara göre müdür, iki yıl ve üzeri hapis cezası alan hükümlülerin "iyi hal ve çalışkanlık" durumunu değerlendirerek cezanın üçte birine kadar bağışlanmasına karar verebiliyor.

Kişi, bu yetkinin basit bir idari işlem olarak görülemeyeceğini vurguladı. Düzenlemenin, mahkemelerin verdiği cezaların infaz süresini doğrudan etkilediğini, kişi özgürlüğü üzerinde sonuç doğurduğunu ve yargı kararlarını etkileyen bir kamu gücü yarattığını ifade etti.

Adalet sisteminin birbirini denetleyen kurumlar üzerine inşa edildiğini hatırlatan Kişi, hükümetin bu değişiklikle söz konusu denge mekanizmasını ortadan kaldırarak yerine idari takdiri yerleştirdiğini öne sürdü. Kişi, "Mahkemenin yerine idareyi koyan, yasama organının düzenlemesi gereken alanı tüzüklerle dolduran ve tek bir idari makama yargısal sonuç doğuracak ve mahkeme kararlarını geçersiz kılacak ölçüde geniş takdir yetkisi veren bu anlayış kabul edilemez" değerlendirmesinde bulundu.

CTP Genel Sekreteri ayrıca, alınan bu kararların yargısal denetime tabi olmamasının hukuk sistemini ciddi anlamda zayıflattığını belirtti. Parti, düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne dava dosyalarken, Cezaevi Müdürü'ne verilen geniş bağışlama yetkisinin durdurulması için de ara emri başvurusunda bulundu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör