DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Mevzuat

Cezaevi yönetimine yeni yetki: İyi hâl indirimi kararları müdürlere devredildi

31 Temmuz 2026 54 okunma
Bakanlar Kurulu'nun hazırladığı yeni Cezaevi Tüzüğü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle, belirli suçlardan hüküm giyenler hariç, iki yıl ve üzeri ceza alan mahkûmların ceza indirimi kararlarını Cezaevi Müdürü verebilecek.

Yeni tüzük, cezaevlerindeki iyi hâl indirimi sisteminde köklü bir değişiklik getiriyor. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeyle, ana tüzüğün 157'nci maddesi kapsamlı şekilde yeniden ele alındı. Buna göre, iki yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin cezalarının altıda biri oranında bağışlanmasına, mahkûmun iyi hâli ve çalışkanlığı göz önünde bulundurularak Cezaevi Müdürü karar verecek.

Düzenleme, daha yüksek oranlı indirimler için de müdürlere yetki tanıyor. Belirlenen kriterleri karşılayan hükümlüler için cezanın üçte biri oranında bağışlanma kararı da yine Cezaevi Müdürü tarafından alınabilecek. Bu durum, cezaevi yönetimlerinin takdir yetkisini önemli ölçüde artıran bir adım olarak değerlendiriliyor.

Yeni tüzükte, üçte bir oranındaki indirimden yararlanamayacak suçlar da açıkça listelendi. Adam öldürme, taammüden adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, yasaklı madde suçları, soygun, ırza geçme ve ırza geçmeye teşebbüs suçlarından mahkûm olanlar, bu kapsamlı indirim hakkından faydalanamayacak. Bu suçlar için yalnızca altıda bir oranındaki indirim uygulanabilecek.

Tüzük hükümleri, Resmi Gazete'de yayımlandığı andan itibaren geçerli olmaya başladı. Yeni düzenlemenin cezaevlerindeki uygulamalara nasıl yansıyacağı ve müdürlerin kararlarını hangi kriterlere göre vereceği önümüzdeki günlerde netleşecek.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör