DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

"Devlet Çöktü" İsyanı: Torpil, Yolsuzluk ve Plansızlık Masaya Yatırıldı

08 Ağustos 2026 109 okunma
Halkın Partisi Genel Sekreteri Turgut Alas, ülke yönetimindeki derin krizi sert sözlerle eleştirdi. Liyakat yerine sadakatin, hesap verebilirlik yerine dokunulmazlığın hâkim olduğu düzenin artık son bulması gerektiğini vurguladı.

Halkın Partisi (HP) Genel Sekreteri Turgut Alas, kamuoyuyla paylaştığı yazılı mesajda ülkenin içinde bulunduğu yönetim zafiyetine dikkat çekti. Yaşananların tek tek olaylar olarak görülemeyeceğini belirten Alas, asıl meselenin köklü bir zihniyet sorunu olduğunu ifade etti.

Alas, kamuya ait imkânların toplumun tamamı yerine belirli grupların menfaatine sunulmasının ve adaletin yerini siyasi bağlılık ile torpilin almasının kabul edilemez bir tablo oluşturduğunu söyledi. Devlet kurumlarının kişisel ya da siyasal çıkarları büyütmek için bir araç haline getirildiğini öne sürdü.

Ekonomik verilerin kötüleştiği, vatandaşın satın alma gücünün düştüğü ve gençlerin yurt dışına yöneldiği bir dönemde yöneticilerin "halkın yanındayız" söyleminin gerçeklikten koptuğunu dile getiren Alas, güvenlik konusundaki endişelere de değindi. İnsanların evlerinde, sokakta ve trafikte kendilerini güvende hissetmediğini, devletin can ve mal emniyetini sağlamadaki her zaafının toplumsal güveni sarstığını kaydetti.

Sağlık, tarım, eğitim ve turizm gibi kritik alanlardaki plansızlığa işaret eden Alas, çalışma hayatında da emeğin değerinin azaldığını ve çalışan haklarının yeterince korunamadığını belirtti. Tüm bu tablonun ortak sebeplerini ise liyakat yerine sadakat, şeffaflık yerine kapalı kapılar, kamu yararı yerine kişisel çıkarlar ve hesap verebilirlik yerine dokunulmazlık olarak sıraladı.

Çözüm için devlet yönetiminde topyekûn bir anlayış değişikliğine gidilmesi gerektiğini vurgulayan Alas, ihalelerden kaynak kullanımına kadar her alanda şeffaflığın şart olduğunu söyledi. Siyasetin hesap vermekten korkmaması gerektiğini belirten Alas, sorunların üzerini örtme devrinin kapandığını, ülkeyi bu noktaya getirenlerin artık toplumun üzerinden ellerini çekmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör