DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Elcil'den Eylem'e net destek: "Gerçek ses odur, yalnız bırakmayız"

26 Ağustos 2026 107 okunma
Arif Hasan Tahsin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Şener Elcil, BM Genel Sekreteri ile görüşmesi nedeniyle ifadeye çağrılan Selma Eylem'e sahip çıktı. Elcil, sessiz kalanları eleştirerek Eylem'in Kıbrıs Türk toplumunun hakiki temsilcisi olduğunu belirtti.
Öne Çıkanlar
  • Elcil, Selma Eylem'in ifadeye çağrılmasına tepki gösterdi.
  • Eylem'in Kıbrıs Türk toplumunun gerçek sesi olduğunu vurguladı.
  • Elcil, sahte barışçıları ve Ankara'yı eleştirerek dayanışma mesajı verdi.
  • Eylem'in yalnız olmadığını, güçlü destek çağrısı yaptığını belirtti.

Arif Hasan Tahsin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Şener Elcil, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası eski Başkanı ve Birleşik Kıbrıs-İki Toplumlu Barış İnisiyatifi temsilcisi Selma Eylem'in BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'le yaptığı konuşma sonrası ifadeye çağrılmasına tepki gösterdi.

Elcil, yaptığı yazılı açıklamada Eylem'in Kıbrıs Türk toplumunun gerçek sesi olduğunu vurgulayarak, yaşanan bu duruma sessiz kalınmasını sert sözlerle eleştirdi. Eylem'in yalnız olmadığının altını çizen Elcil, güçlü bir dayanışma mesajı verdi.

Açıklamasında dikkat çeken ifadeler kullanan Elcil, "Her gün 'birlik, mücadele, dayanışma' diye slogan atıp, rejimin koltukları için saldırılara sessiz kalan sahte barışçılar da Ankara'dakiler de bilmelidirler ki, Selma Eylem yalnız değildir" dedi.

Sık Sorulan Sorular

Selma Eylem neden ifadeye çağrıldı?
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı konuşma sonrası ifadeye çağrıldı.
Şener Elcil, Selma Eylem'i nasıl tanımladı?
Elcil, Eylem'in Kıbrıs Türk toplumunun gerçek sesi ve hakiki temsilcisi olduğunu belirtti.
Elcil, açıklamasında kimleri eleştirdi?
Sessiz kalanları, sahte barışçıları ve Ankara'dakileri eleştirdi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör