Erdoğan'ın Masasındaki 'Gizli' Zarf ve Kıbrıs Siyasetini Değiştiren O Görüşme
Eski Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın bir televizyon programında kendisiyle ilgili kullandığı ifadelere yanıt verdi. Arıklı'nın CTP ile AK Parti arasındaki ilişkilerin nasıl kurulduğuna dair sözlerini değerlendiren Vaiz, perde arkasında ideolojik bir dönüşümün, siyasi mecburiyetlerin ve diplomatik stratejinin yattığını belirtti.
Vaiz, CTP'nin geçmişte Türkiye'den gelen emekçilere karşı mesafeli duruşunun parti içinde büyük bir çelişki yarattığını itiraf etti. "Biz sol, sosyalist insanlardık ama emekçi olan bu insanlara soğuk davrandık. Bu durum bizi çok zorladı" diyen Vaiz, bu yaklaşımın ciddi tartışmalara yol açtığını söyledi. Partinin 90'lı yılların sonunda oy kaybına uğradığını, Mehmet Ali Talat liderliğinde oyların yüzde 9,5'e kadar düştüğünü hatırlatan Vaiz, bu krizin ardından yeniden yapılanma sürecine girildiğini anlattı.
2002 belediye seçimlerinde Lefkoşa'nın kazanılmasıyla yeni stratejinin meyvelerini verdiğini kaydeden Vaiz, asıl kırılmanın AK Parti'nin Türkiye'de iktidara gelmesiyle yaşandığını vurguladı. Muhafazakar bir hükümetin ilk kez açıkça federasyonu dile getirmesinin kendilerini şaşırttığını belirten Vaiz, Ankara ile doğrudan temas kurma kararı aldıklarını ancak resmi kanallardan randevu almakta zorlandıklarını ifade etti. Gazeteci Cengiz Çandar'ın devreye girmesiyle telefonun kapanmasından sadece 15 dakika sonra randevunun ayarlandığını söyledi.
Vaiz, AK Parti Genel Merkezi'nde Recep Tayyip Erdoğan'la yapılan görüşmenin detaylarını da paylaştı. Erdoğan'ın masasındaki 'gizli' ibareli zarfa işaret ettiğini aktaran Vaiz, bu zarfın içinde CTP hakkında "Rumcu, vatan haini, malları satacak" gibi ağır ithamların bulunduğunu öğrendiklerini anlattı. Kendisinin de AK Parti'ye yönelik "şeriat getirecek" söylemlerini hatırlatarak karşılık verdiğini belirten Vaiz, bu karşılaştırmanın görüşmenin seyrini tamamen değiştirdiğini vurguladı. Görüşmede ayrıca dönemin mitinglerinde açılan "Ne paranı ne memurunu" pankartının da gündeme geldiğini, bunun bir provokasyon olduğunu Erdoğan'a aktardığını söyledi.
Vaiz, bu kritik görüşmenin ardından Erdoğan'ın dönemin Başbakanı Abdullah Gül'ü arayarak hemen görüşme ayarladığını, böylece CTP'nin Ankara ile ilişkilerinde yepyeni bir dönemin başladığını ifade etti. Partiye yönelik "satıldı" eleştirilerinin yüzeysel olduğunu savunan Vaiz, yürütülen sürecin önyargıları kırma amaçlı politik ve diplomatik bir strateji olduğunu, kısmen de başarıya ulaştıklarını sözlerine ekledi. Ancak 2008 sonrasında ilişkilerde yeniden mesafe oluştuğunu belirten Vaiz, alınlarındaki önyargısal damganın hâlâ tam olarak silinemediğini itiraf etti.