DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Erhürman: TMK'ya Başvuruları Engelleme Çabaları Güveni Zedeliyor

20 Ağustos 2026 86 okunma
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Rum liderliğinin Kıbrıslı Rumların Taşınmaz Mal Komisyonu'na başvurularını zorlaştırma girişimlerine sert tepki gösterdi. Erhürman, AİHM'in etkili iç hukuk yolu olarak tanıdığı TMK'nın neden engellenmek istendiğini sorguladı.
Öne Çıkanlar
  • Erhürman, Rum tarafının TMK'ya erişimi engelleme çabalarına karşı çıktı.
  • TMK'nın AİHM tarafından etkili iç hukuk mekanizması olarak tanındığını vurguladı.
  • Erhürman, TMK'yı daha hızlı güçlendireceklerini açıkladı.
  • Güney'de Kıbrıslı Türkler için benzer bir mekanizmanın bulunmadığına dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Rum liderliğinin Kıbrıslı Rumların Taşınmaz Mal Komisyonu'na (TMK) erişimini kısıtlama veya engelleme yönündeki çabalarına karşı net bir duruş sergiledi. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Erhürman, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) etkili bir iç hukuk mekanizması olarak kabul ettiği TMK'ya yönelik engelleme girişimlerinin gerekçesini sorguladı.

Erhürman, Kıbrıs'taki mülkiyet meselesinin kalıcı çözümünün ancak kapsamlı bir Kıbrıs çözümüyle mümkün olabileceğini her fırsatta dile getirdiğini hatırlattı. Bununla birlikte, çözüm sağlanana kadar Kıbrıslı Rumların mülkiyet hakkı talepleri için başvurabilecekleri bir mekanizma olarak TMK'nın hayata geçirildiğini vurguladı. Komisyonun AİHM tarafından uluslararası hukuka uygun ve etkili bir yol olarak tanındığını belirten Erhürman, mevcut koşullarda TMK'nın tek taraflı sürdürülmesinin kolay olmadığını ancak uygulamadaki aksaklıkların giderildiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı, "Taşınmaz Mal Komisyonu'nu daha da hızlı bir şekilde güçlendireceğiz" diyerek kararlılığını ortaya koydu. Erhürman ayrıca, Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs'ta kalan taşınmazlarına ilişkin taleplerini değerlendirecek benzer bir mekanizmanın Güney'de mevcut olmadığına dikkat çekti. Haklarını farklı yollarla aramaya çalışan Kıbrıslı Türklere ise genellikle "çözümden sonrası"nın işaret edildiğini söyledi.

Erhürman, AİHM tarafından uygun bulunan TMK'ya başvuruların engellenmeye çalışılmasını eleştirirken, mülkiyet sorununun ceza hukuku araçlarıyla çözülebilecekmiş gibi bireylerin özgürlüğünü kısıtlayıcı yollara başvurulmasına da tepki gösterdi. Bu tür girişimlerin iki toplum arasında güven inşasına mı yoksa yeni gerilimlere mi yol açacağını soran Erhürman, mevcut şartlarda hukukun bireylerin haklarını koruyan bir araç mı yoksa siyasetin bir enstrümanı mı haline geleceği sorusunu gündeme taşıdı.

Cumhurbaşkanı Erhürman, bu meseleleri uluslararası toplumdaki tüm muhataplarına "bıkmadan, usanmadan" anlattığını belirterek, bundan sonra çok daha fazla ve çok daha etkili şekilde anlatmaya devam edeceğini vurguladı.

Sık Sorulan Sorular

Rum liderliği, Kıbrıslı Rumların TMK'ya başvurularını neden engellemeye çalışıyor?
Haberde, Rum liderliğinin bu girişimlerinin gerekçesi belirtilmiyor; Erhürman bu engelleme çabalarının nedenini sorguluyor.
Erhürman, TMK'nın uluslararası hukuktaki konumunu nasıl tanımlıyor?
Erhürman, TMK'nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkili bir iç hukuk mekanizması olarak kabul edildiğini ve uluslararası hukuka uygun olduğunu belirtiyor.
Kıbrıslı Türklerin Güney'deki taşınmaz malları için hangi durum söz konusu?
Habere göre, Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs'ta kalan taşınmazlarına ilişkin taleplerini değerlendirecek benzer bir mekanizma Güney'de mevcut değil.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör