DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Erhürman'dan Guterres Ziyareti İçin Dengeli Uyarı: İki Uç Yorum da Yanlış

12 Ağustos 2026 89 okunma
Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyaretini değerlendirdi. Erhürman, ziyareti "tatil" olarak nitelendirmenin de "çözüm için geldi" demenin de gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Tufan Erhürman, katıldığı bir programda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in adaya gerçekleştirdiği temaslara ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Erhürman, Guterres'in ziyaretine yönelik yapılan iki zıt yorumun da hatalı olduğunu vurguladı. Ziyareti "tatil ve veda" olarak görmenin ne kadar yanlışsa, "Genel Sekreter çözüme geldi" şeklinde bir beklenti yaratmanın da o denli yanlış olduğunu ifade etti.

Genel Sekreterin kalabalık bir heyetle ve önemli bir zaman ayırarak geldiğine dikkat çeken Erhürman, Guterres'in Güven Yaratıcı Önlemler, metodoloji ve işin özüne dair hazırlıklar kapsamında 5+1 formatında bir toplantı yapılmasını arzuladığını aktardı. "Sonuç odaklı olmayan bir müzakereyi istemem" diyen Erhürman, Genel Sekreterin de aynı çizgide olduğunu belirtti. Yaklaşık 8-9 yıldır anlamlı bir müzakere sürecinin yaşanmadığını hatırlatan Erhürman, toplumların birbirine yakınlaşması için Güven Yaratıcı Önlemlerin hayata geçirilmesinin ve müzakerelerin şartlarını oluşturacak metodolojinin netleştirilmesinin şart olduğunu, bu anlamda iyi bir yola girildiğini söyledi.

Erhürman, kendisinin daha önce ortaya koyduğu dört maddelik metodoloji önerisinin Guterres tarafından bir "ön şart" olarak değil, tam olarak bir metodoloji olarak ele alındığını belirtti. Bu durumu bir başarı hikayesi olarak değil, olması gereken bir gelişme olarak nitelendiren Erhürman, tüm bu çerçeveden bakıldığında Genel Sekreterin ziyaretinin başarılı geçtiğini kaydetti.

Guterres ile yaptığı baş başa görüşmeye de değinen Erhürman, karma evlilikler konusunun bizzat Genel Sekreter tarafından masaya getirildiğini, aynı konunun Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin tarafından da daha önce gündeme taşındığını anlattı. Erhürman, çözüm arandığı bir ortamda bu yönde atılacak adımların daha kolay hayata geçirilebileceğini ve sürecin karşılıklı çıkarlar temelinde ilerleyeceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın 26 Ağustos'ta Rum Lider Nikos Hristodulidis ile yapacağı görüşmeye ilişkin de konuşan Erhürman, Guterres'in ziyaretinin ardından "Madem ödev verildi, en az haftada bir toplanalım" dediğini aktardı. Hristodulidis'in belirlenen tarih için müsait olduğunu ve görüşme için herhangi bir gündem maddesi belirlenmediğini söyledi.

Geçiş noktaları ve mayın temizliği konularına da açıklık getiren Erhürman, Rum basınında çıkan "Türk tarafı bazı maddeleri reddetti" şeklindeki haberlere değindi. Toplantıda yoğunlaşılan Güven Yaratıcı Önlemlerin yeni geçiş kapıları ve mayınların temizlenmesi üzerine odaklandığını belirten Erhürman, New York'ta daha önce üzerinde mutabık kalınan kapılar ve BM'nin verdiği harita üzerinden ilerlemek istediklerini, "pişmiş aşa su katmak" niyetinde olmadıklarını vurguladı. Ancak Hristodulidis'in masaya farklı kapı önerileri getirdiğini, bu nedenle bir uzlaşı sağlanamadığını ifade etti. Mayın temizliği konusunda ise Hristodulidis'in bu başlığı çözüm sonrasına bıraktığını ve "Bölgede tank olduğu için tanksavar mayınlarının temizlenmesi çözümden sonrasının konusudur" dediğini aktardı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör