Erhürman'dan Kıbrıs Müzakerelerinde "Görünmezlik" Eleştirisi
- Erhürman, Güven Yaratıcı Önlemlerdeki isteksizliğin Kıbrıslı Türklerin izolasyonunu sürdürdüğünü söyledi.
- Kıbrıs Rum tarafını, izolasyonun hafifletilmesinin çözümü zorlaştıracağı tutumu benimsemekle suçladı.
- Büyükelçi görüşmesinin engellenmesi, sanat etkinliğinin iptali ve spor katılımındaki zorlukları örnek gösterdi.
- Erhürman, çözüm için iki toplumun eşitliğinin kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerde Güven Yaratıcı Önlemler konusunda sergilenen isteksizliğin, Kıbrıslı Türklerin maruz kaldığı izolasyonun devam etmesine yol açtığını belirtti. Erhürman'a göre, Kıbrıslı Türkleri uluslararası alanda adeta yok saymaya çalışan bu yaklaşım, çözüm çabalarına katkı sağlamak bir yana, iki toplum arasındaki ilişkileri daha da kötüleştiriyor.
Güven Yaratıcı Önlemler kavramının Kıbrıs müzakereleri tarihinde köklü bir yere sahip olduğunu hatırlatan Erhürman, iki toplum arasında geçmişte yaşanan olaylardan kaynaklanan ciddi güven sorunları bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle güveni tesis edecek adımların büyük önem taşıdığını vurgulayan Erhürman, güven inşa etmeye çalışırken mevcut güveni aşındıracak davranışlardan da kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.
Kıbrıslı Türklerin uzun yıllardır izolasyonun kaldırılması için mücadele verdiğini dile getiren Erhürman, özellikle 2004 yılından sonra uluslararası toplumun ve çeşitli kuruluşların bu konuda açıklamalar yaptığını anımsattı. Buna karşın Kıbrıs Rum tarafının, izolasyonun hafifletilmesinin veya yeni Güven Yaratıcı Önlemlerin uygulanmasının çözümü zorlaştıracağı yönünde bir tutum benimsediğini öne sürdü.
Erhürman, Kıbrıslı Türk müzakerecinin büyükelçilerle bir araya gelmesinin engellenmesi, Girne'de planlanan bir sanat etkinliğinin iptal edilmesi ve sporcularla halk dansları ekiplerinin uluslararası organizasyonlara katılımında çıkarılan zorlukları somut örnekler olarak sıraladı. Bu tür uygulamaların, iddia edilenin aksine çözüme hizmet etmediğini belirten Erhürman, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkilerin bu yaklaşımdan olumsuz etkilendiğini kaydetti.
Çözüm istemenin yalnızca sözlü bir temenniden ibaret olamayacağını vurgulayan Erhürman, bunun için iki toplumun eşitliğinin ve eşit haklara sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine sahip olduğunu dile getiren Erhürman, "Çözüm iradesine sahip olması, asla çocuklarının dünyadan izole edilmesi için çaba gösterilmesini içine sindireceği anlamına gelmiyor." ifadelerini kullandı.