DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Eski Bakana "İşçi Getirelim" Telefonu: "Yaptığınız İnsan Ticaretidir"

08 Ağustos 2026 40 okunma
Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Zeki Çeler, bir danışmanlık şirketinin kendisini arayarak ücretsiz işçi getirme teklifinde bulunduğunu açıkladı. Çeler, bu tür faaliyetleri "insan ticareti" olarak nitelendirerek vatandaşları uyardı.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, şahsına yönelik çarpıcı bir telefon görüşmesini kamuoyuyla paylaştı. Bir danışmanlık firması tarafından arandığını belirten Çeler, kendisine herhangi bir ücret talep edilmeksizin yurt dışından işçi getirilmesi yönünde bir teklif yapıldığını duyurdu.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, telefonun diğer ucundaki kişiye verdiği sert yanıtı aktaran Çeler, "Şu an eski Çalışma Bakanı ile konuşuyorsunuz. İşçi bulma ve getirme bir tek Çalışma Bakanlığı ile yapılabilir. Sizin yaptığınız insan ticaretidir ve şu anda telefonun diğer ucunda bulunan sen bu ticarete beni de alet etmek istiyorsun" ifadelerini kullandığını belirtti.

Çeler, danışmanlık ve işçi getirme adı altında faaliyet yürüten şirketlere karşı tüm iş yerlerini ve vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Bu tür oluşumların, yabancı ülkelerden getirilen kişiler üzerinden yüklü miktarda komisyon kazandığını öne süren Çeler, "Sonrasında da büyük bir kısmı ya köle gibi çalıştırılıyor ya da kayıt dışı durumuna düşürülüyor" dedi.

Yabancı işçilerin kayıt dışı kalmasının ardından ülke içindeki faaliyetlerinin takip edilemez hale geldiğini savunan Çeler, bu durumun suç oranlarında da artışa yol açtığını ileri sürdü. Paylaşımının sonunda "Lütfen vesile olmayın!!!" çağrısı yapan Çeler, kendi bakanlık dönemine atıfta bulunarak, "Bizim dönemimizde hepsi black list olmuş ve bu yaptıklarına o dönem müsaade edilmemiştir. Bizden sonrası; başa sardı..." değerlendirmesinde bulundu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör