DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Fidan'dan Kıbrıs Mesajı: "İdeal Çözüm İki Devlet, Statüko Türk Askeriyle Korunuyor"

11 Ağustos 2026 79 okunma
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kıbrıs'ta hedeflenen çözüm modelinin iki devletli yapı olduğunu vurguladı. Fidan, Rum tarafı Kıbrıs Türklerinin haklarını tanımadıkça Ankara'nın da Rum yönetimini muhatap almayacağını net bir dille ifade etti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kıbrıs konusunda Türkiye'nin pozisyonunu berrak bir şekilde ortaya koydu. Fidan, kendileri açısından asıl hedefin iki devletli çözüm modelini yaşama geçirmek olduğunu belirterek, durdukları noktanın burası olduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler'in masaya getirdiği çözüm önerilerini incelediklerini aktaran Fidan, Kıbrıs Türk tarafının içinde yer aldığı diyalog girişimlerine destek verdiklerini dile getirdi. Bakan, nihai bir anlaşma beklenmeden de tarafların ortak çıkarlarına hizmet edecek iş birliklerinin devreye sokulabileceğine işaret etti. Bu noktada özellikle enerji ve su başlıklarının altını çizen Fidan, adanın hem kuzeyinin hem güneyinin bu kaynaklara ihtiyaç duyduğunu, yapılacak ortaklıklarla herkesin kazançlı çıkabileceğini kaydetti.

Rum kesiminin Kıbrıs Türklerinin haklarını kabul etmediği müddetçe Türkiye'nin de Rum yönetimini bir devlet olarak tanımayacağını vurgulayan Fidan, sözlerini sertleştirdi. Kıbrıs Türkünün hakkı tanınmazsa kendilerinin de karşı tarafın devlet varlığını tanımayacağını belirten Fidan, muhatabının 1960'ta kurulan devlet olmadığını ifade etti.

Adada yaklaşık yarım asırdır mevcut durumun sürdüğüne dikkat çeken Fidan, bölgedeki barış ve istikrarın Türk askerinin varlığı sayesinde muhafaza edildiğini savundu. Tarafların kalıcı bir mutabakata varmadığı bir ortamda Türk askerinin konumunda bir değişiklik beklenemeyeceğini söyleyen Fidan, mevcut statükonun buna izin vermediğini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör