DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Kaza & Olaylar

Girne'de faciadan dönen baba: "Koltuklar yerinden çıktı, camı kırıp çıktık"

03 Eylül 2026 123 okunma
Girne açıklarında batan gemiden kurtulan Sadık Sarıbuğa, facia öncesi yaşanan paniği ve kurtuluş anlarını anlattı. 12 yaşındaki oğlu kimlik sorunu nedeniyle gemiye alınmayınca kazadan kıl payı kurtuldu.
Öne Çıkanlar
  • Sadık Sarıbuğa, oğlu kimlik fotoğrafı eksikliği nedeniyle gemiye alınmadığı için tek başına seyahat etti.
  • Gemi, Girne'den dönüşte 15-20 dakika sonra savrulup su almaya başladı ve koltuklar yerinden çıktı.
  • Sarıbuğa, kendi çabasıyla geminin camını kırarak dışarı çıktı ve başından yaralandı.
  • Yolcular Sahil Güvenlik ve balıkçılar tarafından kurtarıldı; bazıları suya düştü.

Kahramanmaraşlı Sadık Sarıbuğa, 30 Ağustos'ta Girne açıklarında alabora olan yolcu gemisinde yaşadığı dehşet dolu anları paylaştı. Oğlu Berkay'ı Kıbrıs'taki halasının yanına götürmek istediğini ancak çocuğun kimliğinde fotoğraf bulunmadığı için gemiye alınmadığını söyleyen Sarıbuğa, "Oğlumu gemiye almadılar. Büyük oğlumla eve döndüler. Ben aynı gemiyle tek gittim. Oradan dönerken de bu başımıza geldi. İlk defa yurt dışına çıkmıştım." dedi.

Girne'den dönüş yolculuğunda gemiye bindikten yaklaşık 15-20 dakika sonra olayın meydana geldiğini belirten Sarıbuğa, yaşananları şöyle anlattı: "İlk etapta gemi savrulmaya ve su almaya başladı. Koltuklar yerlerinden çıktı. Geminin içindekiler görevlilere 'Geri dönün' dedi. Bir adam geldi, 'Ya, bu her zamanki iş, bundan bir şey olmaz' dedi. Sonra koltuklar yerinden çıkınca ve gemi su almaya başlayınca dönüş yapmaya çalıştılar. O sırada gemi çöktü. Biz kendi çabamızla yukarıdaki camı kırarak dışarı çıktık."

Kaza sırasında başından yaralanan Sarıbuğa, geminin bir bölümünün kırılması sonucu bazı yolcuların suya düştüğünü, kendisinin ise geminin üst kısmında kaldığını aktardı. Kurtarılmayı beklerken bir annenin suya düşmemesi için kolundan tuttuğunu ifade eden Sarıbuğa, "Sonra Sahil Güvenlik ve oradaki balıkçılar geldi. Bizi o şekilde kurtardılar." diye konuştu.

Babasının kendisini tatil için halasının yanına götürmek istediğini anlatan 12 yaşındaki Berkay ise "Tam gemiye binecektim, kimliğimde fotoğrafım olmadığı için beni almadılar. İyi ki gitmemişim." ifadelerini kullandı.

Sık Sorulan Sorular

Sadık Sarıbuğa'nın oğlu Berkay, kimliğinde fotoğraf bulunmadığı için gemiye alınmadı. Bu durum, kazadan kurtulmalarını nasıl sağladı?
Berkay gemiye alınmayınca babasıyla birlikte gemiye binemedi ve eve döndü. Sadık Sarıbuğa ise aynı gemiyle tek başına seyahat etti, böylece oğlu kazadan kıl payı kurtuldu.
Gemi battığı sırada yolcular nasıl bir panik yaşadı ve Sarıbuğa nasıl dışarı çıktı?
Gemi savrulup su almaya başlayınca koltuklar yerinden çıktı ve yolcular görevlilere geri dönmeleri için bağırdı. Sarıbuğa, kendi çabasıyla geminin üst kısmındaki camı kırarak dışarı çıktı.
Kazadan sonra yolcuların kurtarılması nasıl gerçekleşti?
Sarıbuğa, kurtarılmayı beklerken bir annenin suya düşmemesi için kolundan tuttuğunu ve ardından Sahil Güvenlik ile bölgedeki balıkçıların gelerek onları kurtardığını aktardı.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör