DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Adli Olaylar

Girne'de Tabancalı Şüphelinin Gizemli Bağlantıları Çözülüyor

26 Ağustos 2026 28 okunma
Girne'de bir eğlence mekanına tabancayla giren M.U. Ve suç ortağı A.G. Hakkındaki soruşturma tamamlandı. Zanlılar, çıkarıldıkları mahkeme tarafından 3 ayı geçmeyecek şekilde cezaevine gönderildi.
Öne Çıkanlar
  • Girne'de eğlence mekanına tabancayla giren M.U. ve A.G. tutuklandı.
  • Tabanca, Alsancak'ta selvi ağacının altında gömülü bulundu.
  • A.G., KKTC'ye olaydan birkaç gün önce giriş yaptı ve şifreli görüşmeler yaptı.
  • İki zanlı, 3 ayı geçmeyecek şekilde cezaevine gönderilme emriyle mahkemeye çıkarıldı.

Girne'de bir eğlence mekanına belinde tabancayla girerek şüpheli hareketlerde bulunduğu ileri sürülen M.U. İle suç ortağı A.G. Hakkında polisin yürüttüğü soruşturma sonuçlandı. 6 Ağustos'tan bu yana tutuklu bulunan zanlılardan A.G. Polise itiraflarda bulunarak iki kişinin ismini verdi. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından zanlılar teminat talebiyle Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı.

M.U. İlk ifadesinde söz konusu tabancanın oyuncak olduğunu öne sürdü. Ancak polisin derinleştirdiği soruşturmada bu bilginin gerçeği yansıtmadığı anlaşıldı. Zanlı daha sonra tabancayı elektrik panosuna sakladığını iddia ederek polise farklı bir adres gösterdi. Yapılan incelemede silahın burada olmadığı tespit edildi. Bunun üzerine soruşturmayı genişleten Girne Adli Şube ekipleri, kamera görüntüleri ve diğer bilgiler doğrultusunda iz sürmeye devam etti.

Polisin çok yönlü çalışması sonucunda tabancanın yeri belirlendi. M.U. Ve A.G.'nin itiraflarının ardından silahın Alsancak bölgesinde bir selvi ağacının altında gömülü olduğu ortaya çıktı. Polis ekiplerinin yaptığı aramada tabanca bulundu. Öte yandan A.G.'nin KKTC'ye olaydan yalnızca birkaç gün önce giriş yaptığı tespit edildi. Zanlının, polis ekiplerinin M.U.'nun kaldığı sitede arama yaptığı gün olay yerinde şüpheli hareketler sergilemesi üzerine dikkat çektiği ve tutuklandığı belirtildi.

Soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri A.G.'nin telefon trafiğinde ortaya çıktı. Girne Adli Şube'de görevli polis memuru Mehmet Dağdelen mahkemede verdiği ifadede, A.G.'nin KKTC'ye ilk kez geldiğinin belirlendiğini ve adaya gelişinin ardından yalnızca iki gün içerisinde çok sayıda yabancı numarayla iletişim kurduğunu açıkladı. Bazı görüşmelerin şifreli olması ise soruşturmayı daha da karmaşık hale getirdi. Polis, söz konusu telefon trafiğinin kimlerle ve ne amaçla gerçekleştirildiğini araştırıyor.

Mahkemede soruşturmayla ilgili bilgi veren polis memuru Dağdelen, iki zanlının bağlantılarının araştırıldığını söyledi. İki kişinin itiraf doğrultusunda derdest emri ile arandığına dikkat çeken Dağdelen, turist statüsünde olan zanlıların ileride yargılanmak üzere 3 ayı geçmeyecek şekilde cezaevine gönderilmesini talep etti. Yargıç Hazal Hacımulla, işlendiği iddia edilen suçların ciddiyetine değinerek zanlıların 3 ay geçmeyecek şekilde cezaevine gönderilmesine emir verdi.

Sık Sorulan Sorular

M.U. ve A.G. hakkında verilen mahkeme kararı nedir?
Zanlılar, çıkarıldıkları mahkeme tarafından 3 ayı geçmeyecek şekilde cezaevine gönderildi.
Tabancanın nerede bulunduğu açıklandı mı?
Evet, silahın Alsancak bölgesinde bir selvi ağacının altında gömülü olduğu ortaya çıktı ve polis ekipleri tabancayı buldu.
A.G.'nin KKTC'ye girişiyle ilgili hangi bilgi verildi?
A.G.'nin KKTC'ye olaydan yalnızca birkaç gün önce giriş yaptığı tespit edildi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör