DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sağlık

Girne’deki Facianın Ardından Hastanelerde Taburcu Süreci Hızlandı

31 Ağustos 2026 126 okunma
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Girne açıklarındaki gemi faciasında yaralananların büyük bölümünün taburcu edildiğini, kalan hastaların tedavilerinin ise farklı hastanelerde sürdüğünü açıkladı.
Öne Çıkanlar
  • Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, yaralıların durumunun anbean izlendiğini ve elverişli olanların kademeli taburcu edildiğini açıkladı.
  • Hastanelerde yatan hasta sayısı, facianın ilk saatlerine göre ciddi oranda düştü.
  • Yaralılar, hizmet aksamasın diye farklı hastanelere yönlendirildi; bir kısmı Lefkoşa ve Yakın Doğu Üniversitesi hastanelerine sevk edildi.
  • Dinçyürek, yaralıların önemli bir bölümünün taburcu olduğunu ve yarın da önemli bir kısmının taburcu olmasını beklediğini söyledi.

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde basına konuşan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından yürütülen sağlık çalışmaları hakkında bilgi verdi. Dinçyürek, yaralıların durumunun anbean izlendiğini ve genel sağlık durumu elverişli olanların kademeli şekilde evlerine gönderildiğini ifade etti.

Hastanelerde yatan hasta sayısının facianın ilk saatlerine kıyasla ciddi oranda düştüğünü vurgulayan Dinçyürek, sağlık sisteminin olayın hemen ardından hızlı bir organizasyonla devreye girdiğini söyledi. Ambulans ağında görev alan hekimler, acil tıbbi teknisyenler, hemşireler, doktorlar ve yönetim kadrosunun elinden gelen tüm çabayı ortaya koyduğunu dile getirdi.

Yaralıların tek bir merkezde toplanması yerine sağlık hizmetlerinde aksama yaşanmaması için farklı hastanelere yönlendirildiğini belirten Dinçyürek, ilk aşamada Girne’deki devlet, üniversite ve askeri hastanelere götürülen hastaların bir kısmının daha sonra Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildiğini aktardı.

Dinçyürek, “Bütün hastaları bir yerde toplamaya çalışarak hizmetin aksamasına olanak vermedik” diyerek, ihtiyaç duyanların yatırılarak tedavi altına alındığını kaydetti. Yaralıların önemli bir bölümünün taburcu edilerek evlerine döndüğünü belirten Dinçyürek, “Önemli bir kısmı taburcu edilmiş durumdadır, evindedir. Yarın da önemli bir kısmının taburcu olmasını ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

Sağlık ekiplerinin hastaların takibini ve tedavilerini sürdürdüğünü sözlerine ekleyen Dinçyürek, ailelerin bilgilendirilmesi konusunda ilgili koordinasyon merkezinin görev yaptığını, Sağlık Bakanlığı olarak hasta listeleri ve sağlık durumlarına ilişkin bilgileri bu merkeze ilettiklerini söyledi.

Sık Sorulan Sorular

Faciada yaralanan toplam kaç kişi hastanelere kaldırıldı ve şu anda kaç kişi hâlâ tedavi altında?
Haberde toplam yaralı sayısı veya hâlâ tedavi gören hasta sayısı belirtilmemiştir; yalnızca "büyük bölümünün taburcu edildiği" ve "kalan hastaların tedavilerinin sürdüğü" ifade edilmiştir.
Yaralılar hangi hastanelere sevk edildi ve bu hastaneler arasında nasıl bir dağılım yapıldı?
Yaralılar ilk aşamada Girne'deki devlet, üniversite ve askeri hastanelere götürülmüş, bir kısmı daha sonra Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilmiştir.
Sağlık Bakanı, taburcu sürecinin ne zaman tamamlanacağını öngörüyor?
Bakan Dinçyürek, "Yarın da önemli bir kısmının taburcu olmasını ümit ediyorum" diyerek taburcu sürecinin yarın büyük ölçüde tamamlanmasını beklediğini ifade etmiştir.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör