DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Güney Kıbrıs'ın Enerji Rotası Değişiyor: Kablo Projesi Yerine İsrail Gazı Masada

30 Ağustos 2026 110 okunma
Rum yönetiminin Girit-Güney Kıbrıs elektrik bağlantısı projesine mesafeli durduğu, hükümet içinde İsrail'den boru hattıyla doğal gaz alınması seçeneğinin gündeme geldiği bildirildi.
Öne Çıkanlar
  • Rum yönetimi, Great Sea Interconnector projesine katılımda Fransız Meridiam şirketinin yüzde 66 hisseyle ortak olmasına gecikmeli onay verdi.
  • Rum hükümeti, Yunan-Fransız anlaşmasından haberdar olmadığını ve projenin mali sürdürülebilirliği konusunu gündeme getirdiğini açıkladı.
  • Hükümet içindeki çevreler, Türkiye ile gerilimde kablonun hedef olacağını öne sürerek İsrail'den boru hattıyla doğal gaz teminini tartışıyor.
  • Türkiye'nin Temmuz 2024'te Kaşot açıklarında araştırma gemisini savaş gemileriyle engellediği hatırlatıldı.

Rum yönetiminin, Girit ile Güney Kıbrıs arasında deniz altından elektrik kablosu döşenmesini öngören "Great Sea Interconnector" projesine katılım konusunda Fransız Meridiam şirketinin devreye girmesi bile ikna edici olmadı. Haftalık Kathimerini gazetesinin özel haberine göre, Fransız şirketin projeye yüzde 66 hisseyle büyük ortak olmasına gecikmeli onay verilmesi, Rum tarafının Atina'da imzalanan anlaşmadan haberdar olmadığını ortaya koydu.

Haberde, Rum Enerji Bakanlığı'nın defalarca destek açıklaması yapmasına rağmen Hristodulidis hükümeti içinden yükselen seslerin dikkatin başka seçeneklere yöneldiğini gösterdiği belirtildi. Rum yönetiminin görüşmeler süresince projenin jeopolitik riskleri ve mali boyutunun güncellenmesi gibi konuları sürekli gündeme getirmesinin GSI'den uzaklaşmanın işaretleri olarak değerlendirildiği kaydedildi.

Hükümetten üst düzey bir kaynak, Kıbrıs tarafının Yunan-Fransız anlaşması hakkında bugüne kadar hiçbir bilgiye sahip olmadığını belirterek, "Önemi basit bir finans işlemine indirgenmesi Kıbrıs hükümetinin tavrını değiştirmez, masaya projenin mali sürdürülebilirliği konusunu koyan Lefkoşa'daki çevrelerin görüşlerini haklı çıkarır" ifadelerini kullandı. Rum Maliye Bakanı Makis Keravnos'un da baştan beri projenin mali ayağına katılıma onay vermeyeceğini açıkladığı hatırlatıldı.

Hükümet içinde bazı çevreler, Baltık Denizi'nde enerji altyapılarının vurulması örneğini hatırlatarak Türkiye ile gerilim durumunda kablo bağlantısının ilk hedef olacağı görüşünü dile getiriyor. Bu çevreler, enerji ihtiyacının karşılanması için İsrail'e yönelerek boru hattıyla doğal gaz temin edilmesi ve gerektiğinde İsrail'in koruma sağlayabileceği seçeneğini tartışmaya açtı.

Öte yandan Türkiye'nin Temmuz 2024'te Kaşot açıklarında Levoli Relume gemisinin araştırma çalışmalarını savaş gemileri göndererek engellediği hatırlatılan haberde, Fransa'nın projedeki rolünün artmasının Türk tarafının tutumunu değiştirip değiştirmeyeceği sorusu gündeme getirildi.

Sık Sorulan Sorular

Rum yönetiminin Girit-Güney Kıbrıs elektrik bağlantısı projesine katılımındaki temel çekince nedir?
Rum yönetimi, projenin jeopolitik riskleri ve mali sürdürülebilirliği konularını sürekli gündeme getirerek GSI'den uzaklaşma işareti veriyor.
Fransız Meridiam şirketinin projeye yüzde 66 hisseyle ortak olması Rum tarafını neden rahatsız etti?
Rum tarafı, Atina'da imzalanan anlaşmadan haberdar olmadığını ve bu durumun projeye gecikmeli onay verilmesine yol açtığını ortaya koydu.
Hükümet içindeki bazı çevrelerin kablo projesine karşı çıkmasının gerekçesi nedir?
Bu çevreler, Baltık Denizi'ndeki enerji altyapı saldırılarını örnek göstererek Türkiye ile gerilim durumunda kablo bağlantısının ilk hedef olacağını savunuyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör