DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Hristodulidis ve Costa'dan Kıbrıs Sorununda Kritik Görüşme

04 Eylül 2026 80 okunma
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Güney Kıbrıs'ı ziyaret eden Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile bir araya geldi. Görüşmede Kıbrıs sorununun yanı sıra AB'nin bütçe planı, Ukrayna ve Orta Doğu'daki gelişmeler masaya yatırıldı.
Öne Çıkanlar
  • Hristodulidis, Kıbrıs sorununun özünde bir Avrupa meselesi olduğunu vurguladı.
  • Costa, Kıbrıs'ın yeniden birleşmesinin birleşik Avrupa için temel mesele olduğunu belirtti.
  • Görüşmede Çok Yıllı Mali Çerçeve en kritik başlık olarak öne çıktı.
  • İki lider, BM Genel Sekreteri'nin müzakereleri yeniden başlatma girişimlerini değerlendirecek.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, bu sabah Güney Kıbrıs'a resmi ziyarette bulunan Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa'yı kabul etti. Görüşmenin başında konuşan Costa, birleşik bir Avrupa perspektifinde Kıbrıs'ın yeniden birleşmesinin temel bir mesele olduğunu vurguladı.

Hristodulidis ise Kıbrıs sorununun özünde bir Avrupa meselesi olduğunu ifade ederek, Costa ile yapacakları görüşmede Çok Yıllı Mali Çerçeve, Ukrayna ve Orta Doğu'daki durum, AB'nin genişleme süreci, rekabet gücü ile savunma ve güvenlik konularının ele alınacağını aktardı. Rum lider, Çok Yıllı Mali Çerçeve'nin en kritik başlık olduğunu belirterek 2026 sonuna kadar siyasi bir uzlaşıya varmak için tüm çabayı göstermeleri gerektiğinin altını çizdi.

Hristodulidis, Costa'ya Kıbrıs sorununa gösterdiği kişisel ilgiden dolayı teşekkür ederken, BM Genel Sekreteri'nin müzakerelerin yeniden başlatılması ve sorunun BM Güvenlik Konseyi kararları ile AB hukuku, değerleri ve ilkeleri temelinde çözüme kavuşturulması yönündeki girişimlerini değerlendireceklerini söyledi. AB'nin Kıbrıs'ın yeniden birleşmesinde belirleyici bir rol üstlenebileceğini savunan Hristodulidis, Costa'nın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile temas halinde olduğunu bildiğini ve görüşmeleri sabırsızlıkla beklediğini dile getirdi.

Costa da Hristodulidis'i Güney Kıbrıs'ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı dolayısıyla kutlayarak yılın ilk yarısında AB liderliğinde ortaya koyduğu çabaları takdirle karşıladığını belirtti. Önümüzdeki aylarda zorlu kararlar alınması gerekeceğine işaret eden Costa, bunların başında 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve'nin geldiğini kaydetti. Her yıl tüm AB başkentlerini ziyaret ettiğini hatırlatan Costa, bu yılki temasların ağırlıklı olarak zirve hazırlıklarına odaklandığını söyledi.

Avrupa kurumlarının vatandaşlara ve üye devletlere yakın durması gerektiğini vurgulayan Costa, ancak yakın iş birliğiyle başarıya ulaşılabileceğini ifade etti. Kıbrıs sorununa ilişkin olarak ise uluslararası hukuka, iş birliğine ve BM Genel Sekreteri'nin kalıcı bir çözüm bulunması yönündeki çabalarına bağlı olduklarını belirten Costa, AB'nin desteğine her zaman güvenebileceklerini sözlerine ekledi. İki liderin baş başa görüşmesinin ardından heyetlerin katılımıyla genişletilmiş oturumlara geçileceği ve görüşmeler sonrasında basına açıklama yapılmasının beklendiği bildirildi.

Sık Sorulan Sorular

Görüşmede Kıbrıs sorununun çözümü için hangi temel esaslar vurgulandı?
BM Güvenlik Konseyi kararları ile AB hukuku, değerleri ve ilkeleri temelinde çözüm sağlanması gerektiği vurgulandı.
Hristodulidis, AB'nin hangi mali konusunu en kritik başlık olarak nitelendirdi?
Çok Yıllı Mali Çerçeve'yi en kritik başlık olarak nitelendirdi ve 2026 sonuna kadar siyasi uzlaşı hedeflediklerini belirtti.
Costa'nın Güney Kıbrıs ziyareti sırasında hangi uluslararası liderle temas halinde olduğu ifade edildi?
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile temas halinde olduğu ifade edildi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör