Kadınlar Artık Sokakta da Evde de Güvende Değil: CTP Kadın Örgütü'nden Sert Uyarı
Cumhuriyetçi Türk Partisi Kadın Örgütü, bugün bir markette uğradığı bıçaklı saldırı sonrası yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç kadına dikkat çekerek, son dönemde kadına yönelik şiddet olaylarının endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti.
Yazılı bir açıklama yapan örgüt, Kıbrıs'ın kuzeyinde peş peşe yaşanan olayların toplum olarak gelinen noktayı acı biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Açıklamada, bir kadının birlikte yaşadığı erkeğin şiddetinden kurtulmak için kendini ikinci kattan atmak zorunda kaldığı hatırlatılırken, görev başındaki iki kadın paramediğin ambulans içinde cinsel tacize uğradığı ve bugün de Lefkoşa'nın en işlek bölgelerinden birinde, onlarca kişinin bulunduğu bir markette bir kadının bıçaklı saldırıya hedef olduğu kaydedildi.
Bu olayların hiçbirinin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğinin altını çizen CTP Kadın Örgütü, kadınların evde, sokakta, iş yerinde ve görev başında şiddete maruz kalmasının toplumda derin bir korku ve güvensizlik oluşturduğuna işaret etti. Açıklamada, Kıbrıs'ın kuzeyinin yıllarca insanların kendini güvende hissettiği bir yer olarak anıldığı ancak artan şiddet olayları, toplumsal yozlaşma, cezasızlık algısı ve önleyici politikaların yetersizliğinin bu güven duygusunu aşındırdığı vurgulandı.
Kadına yönelik şiddetin yalnızca kadınların değil tüm toplumun sorunu olduğunu belirten örgüt, mevcut hükümetin artan şiddet olayları karşısında seyirci kalmayı tercih ettiğini dile getirdi. Açıklamada, şiddetle mücadelenin yalnızca olay sonrası açıklamalar ve adli süreçlerle sınırlı tutulamayacağı, koruyucu ve önleyici sosyal politikaların güçlendirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan kamu politikalarının kararlılıkla uygulanması ve ilgili kurumlar arasında etkin bir koordinasyon sağlanması gerektiği ifade edildi.
CTP Kadın Örgütü, şiddet yaşandıktan sonra değil yaşanmadan önce harekete geçmenin devlet olmanın gereği olduğunu vurgulayarak, kadınların güven içinde yaşayabildiği bir toplumun ancak eşitliği önceleyen ve şiddeti ortaya çıkmadan önlemeyi hedefleyen politikalarla mümkün olabileceğini belirtti. Açıklama, "Hiçbir kadın korkuyla yaşamaya mahkûm değildir" ifadesiyle son buldu.