DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

"Kadınlar Sokakta da Güvende Değilse Hiçbir Hükümet Başarılı Sayılamaz"

05 Ağustos 2026 78 okunma
TDP'nin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi, Lefkoşa'da genç bir kadının ağır yaralanmasına yol açan saldırının ardından sert bir açıklama yaptı. Kadına yönelik şiddeti önlemenin devletin temel görevi olduğu vurgulanarak, Ev İçi Şiddet Yasası'nın derhal yürürlüğe girmesi istendi.

Toplumcu Demokrasi Partisi bünyesindeki Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi (TOCEK), başkent Lefkoşa'da yaşanan ve genç bir kadının ağır yaralanmasıyla sonuçlanan saldırıya dikkat çekti. Komite, kadınların kamusal alanlarda bile kendilerini güvende hissedemediği bir ortamda, hiçbir hükümetin güvenlik ve adalet konusunda başarılı olduğunu iddia edemeyeceğini belirtti.

Yapılan yazılı açıklamada, yaşanan olayın sadece adli bir vaka olarak değil, kamusal sorumluluk boyutuyla da ele alınması gerektiği ifade edildi. Kadına yönelik şiddetin yalnızca saldırganın değil, gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirmeyen, önleyici politikaları uygulamayan ve etkin koruma mekanizmalarını kurmayan yönetimlerin de sorumluluğunda olduğu kaydedildi.

TOCEK, bu tür olaylar üzerinden göçmenleri veya farklı toplulukları hedef alan söylemlerin kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Açıklamada, "Kadına yönelik şiddetin milliyeti yoktur. Irkçı söylemler gerçek sorumluluğu görünmez kılmakta ve siyasi yönetimin üzerindeki yükü hafifletmektedir" denildi.

Komite ayrıca, Ev İçi Şiddet Yasası'nın gecikmeye mahal verilmeden yürürlüğe konulması, polis, sağlık, sosyal hizmetler ve yargı arasında kesintisiz işleyen bir koruma mekanizması oluşturulması ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerinin tüm eğitim kademelerinde uygulanması için çağrıda bulundu.

Kadınların güvenliğinin seçim dönemlerinde hatırlanacak bir vaat değil, devletin temel görevlerinden biri olduğu vurgulanan açıklamada, "TDP olarak kadınların şiddet korkusu olmadan yaşayabildiği, mağdurların yalnız bırakılmadığı ve faillerin cezasızlıkla cesaretlendirilmediği bir düzen için mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerine yer verildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör