DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Kaza & Olaylar

KARK: Zehirli kimyasal riski nedeniyle K9 ekibi olay yerine alınmadı

27 Temmuz 2026 69 okunma
Kıbrıs Arama Kurtarma Derneği (KARK), Kumyalı’daki buğday silosu çökmesinde K9 ekibinin ve arama kurtarma köpeğinin, siloda böceklere karşı kullanılan zehirli kimyasal nedeniyle sahaya sürülmediğini duyurdu. Dernek, kararın uluslararası prosedürlere uygun olduğunu vurguladı.

KARK, sosyal medya ve kamuoyunda kendilerine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi. Dernekten yapılan açıklamada, bir kişinin hayatını kaybettiği kazanın tüm arama kurtarma camiasını derinden etkilediği belirtildi. Açıklamada, vefat eden vatandaşa rahmet, yakınlarına başsağlığı dilendi.

Dernek, olayın ardından K9 ekibi ve köpek Sebil’in neden sahaya sürülmediğine dair “eksik veya kulaktan dolma bilgilere” dayalı yorumlar yapıldığını gözlemlediklerini ifade etti. Açıklamada, resmi çağrının kazadan yaklaşık 1.5 saat sonra ulaştığı, ekiplerin hemen organize olup bir saat içinde olay yerine vardığı kaydedildi.

Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, siloda böceklere karşı yüksek etkili zehirli kimyasal ilaçlama (fumigasyon) yapıldığının tespit edildiği aktarıldı. Açıklamada, uluslararası arama kurtarma standartlarına (INSARAG ve KBRN protokolleri) göre, gaz ölçümü yapılmamış ve zehirli kimyasal riski taşıyan kapalı alanlara canlı arama köpeklerinin sokulamayacağı belirtildi.

KARK, arama kurtarma köpeklerinin koku takibi sırasında insanlardan çok daha hızlı ve derin solunum yaptığını, toksik ortamda saniyeler içinde zehirlenme veya hayatını kaybetme riski olduğunu vurguladı. Ayrıca, idarecinin de zehirlenmesi durumunda ikincil kazalara yol açılabileceği uyarısı yapıldı. Dernek, “önce can güvenliği” ilkesiyle alınan kararın bilimsel ve teknik zorunluluklara dayandığını, bu tür kararların çarpıtılmaması gerektiğini ifade etti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör