DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Karma Oy Tartışmasında Yeni Boyut: Seçmen Oyları Arasında 50'ye 1 Eşitsizlik Uyarısı

21 Ağustos 2026 104 okunma
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, karma oy sisteminin kaldırılmasına yönelik tasarının seçmenlerin oyları arasında ciddi bir eşitsizlik yaratacağını savundu.
Öne Çıkanlar
  • Rahvancıoğlu, karma oy tasarısının yasalaşması halinde Anayasa'ya aykırı tablo oluşacağını belirtti.
  • Yeni düzenlemeyle partiye mühür vuran seçmenin oyu 50, bağımsıza vuranın oyu 1 sayılacak.
  • Rahvancıoğlu, seçmenler arasında 50'ye 1 eşitsizlik doğacağını ve iki çözüm yolu önerdi.
  • Değişikliğin Bağımsızlık Yolu dışındaki tüm partilerin ortak komplosu olduğunu savundu.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, eski Ombudsperson Emine Dizdarlı'nın karma oy sisteminin kaldırılmasına ilişkin değerlendirmesine yanıt verdi. Rahvancıoğlu, hükümetin komiteden geçirdiği tasarının yasalaşması durumunda Anayasa'ya aykırı bir tablonun ortaya çıkacağını belirterek, partisinin bu düzenlemeyi 2021'den bu yana eleştirdiğini hatırlattı.

Rahvancıoğlu, Dizdarlı'nın Anayasa'ya aykırılık tespitine katıldığını ancak meselenin yalnızca bağımsız adayların seçilme hakkı üzerinden tartışılmasının eksik kaldığını vurguladı. Ona göre asıl sorun, seçmenlerin oyları arasında yaratılacak eşitsizlikte yatıyor. Mevcut sistemde partiye mühür vuran bir seçmenin oyunun 50 adaya ve partiye gittiğini, karma oy kullanan seçmenin ise oylarını partiler ve adaylar arasında dağıtabildiğini anlatan Rahvancıoğlu, yeni düzenlemeyle partiye mühür vuran seçmenin oyunun 50, bağımsız adaya mühür vuran seçmenin oyunun ise 1 sayılacağını ifade etti.

Bu durumun seçmenler arasında 50'ye 1 oranında bir eşitsizlik doğuracağını belirten Rahvancıoğlu, çözüm için iki yol önerdi: ya karma oy kaldırılmamalı ya da bağımsız adaya oy veren seçmenle partiye oy veren seçmenin oylarını eşit kılacak yeni bir hesaplama sistemi oluşturulmalı. "Mesele artık sadece seçilme hakkı ile değil, seçme hakkı ile ilgili bir meseledir" diyen Rahvancıoğlu, CTP dahil tüm siyasi partilerin bu eşitsizliği savunduğunu öne sürdü.

Rahvancıoğlu, komite toplantılarında partiler ile bağımsız adayların eşit olamayacağı yönünde görüşler dile getirildiğini ancak bu argümanların kamuoyu önünde açıkça ifade edilmediğini söyledi. Parti ile bağımsız adayın eşit olup olamayacağı tartışmasına da değinen Rahvancıoğlu, "Tabii ki ikisi eşit olamaz! Tek mühürünü bir bağımsıza vuran bir seçmen için, o bağımsız aday herhangi bir partinin 50 adayının toplamından daha değerlidir!" ifadelerini kullandı. Partileri araç, demokrasiyi amaç olarak gördüğünü belirten Rahvancıoğlu, yapılmak istenen değişikliğin Bağımsızlık Yolu dışındaki tüm partilerin seçmenin oyunu değersizleştirmek için kurdukları ortak bir komplo olduğunu savundu.

Sık Sorulan Sorular

Münür Rahvancıoğlu'na göre, yeni düzenleme yasalaşırsa partiye mühür vuran bir seçmenin oyu kaç aday için sayılacak?
Rahvancıoğlu, partiye mühür vuran seçmenin oyunun 50 adaya ve partiye gideceğini belirtiyor.
Rahvancıoğlu'nun önerdiği iki çözüm yolu nedir?
Ya karma oy sistemi kaldırılmamalı ya da bağımsız adaya oy veren seçmenle partiye oy veren seçmenin oylarını eşit kılacak yeni bir hesaplama sistemi oluşturulmalı.
Rahvancıoğlu'na göre, bu eşitsizliği hangi siyasi partiler savunuyor?
Rahvancıoğlu, CTP dahil tüm siyasi partilerin bu eşitsizliği savunduğunu öne sürüyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör