DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Kasulidis: Guterres'in Kıbrıs Ziyareti Kaçan Bir Fırsata Dönüştü

30 Ağustos 2026 121 okunma
Eski Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in adaya yaptığı ziyaretin Kıbrıs müzakerelerinde ilerleme sağlamak için önemli bir fırsat olduğunu ancak bu fırsatın değerlendirilemediğini söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Guterres'in Kıbrıs ziyareti hazırlıksızlık nedeniyle kaçan fırsat oldu.
  • Kasulidis, çapraz müzakere kapsamının genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
  • Hristodulidis'e Haspolat geçiş noktası için metodoloji değişikliği önerildi.
  • BM Genel Kurulu öncesi tüm işlerin tamamlanması gerektiği uyarısı yapıldı.

Yoannis Kasulidis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyaretinin müzakerelerde somut ilerleme kaydetmek için değerli bir pencere açtığını, fakat gerekli hazırlıkların zamanında yapılmaması nedeniyle bu "altın fırsatın" heba edildiğini dile getirdi. Haftalık Kathimerini'ye konuşan Kasulidis, Genel Sekreter adaya gelmeden önce öze ilişkin konular, metodoloji ve Güven Yaratıcı Önlemler üzerinde çalışılması gerektiğini vurgulayarak, bu hazırlığın önünü neyin tıkadığını sorguladı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in haftalık görüşme kararı almasını memnuniyetle karşılayan Kasulidis, çapraz müzakere sürecinin kapsamının genişletilmesi gerektiğine dikkat çekti. Müzakerelerin yalnızca tek bir boyuta sıkışmaması, öz, metodoloji ve güven yaratıcı önlemler dahil tüm başlıkların aynı anda masada tutulması gerektiğini ifade etti.

Kasulidis ayrıca Hristodulidis'e, Erhürman'ın önerdiği metodolojide bazı değişiklikler yapılması koşuluyla Haspolat geçiş noktasının açılmasına onay verdiğini açıklamasını önerdi. Genel Sekreter'in görev süresinin sonuna yaklaştığı hatırlatıldığında ise Kasulidis, bu süre zarfında kayda değer bir gelişme beklemediğini, çaba gösterileceğini ancak etkileyici bir sonuç çıkacağını öngörmediğini belirtti.

BM Genel Kurulu öncesinde Genel Sekreter'in her devlet heyetiyle yalnızca 20 dakika görüşebileceğine işaret eden Kasulidis, yapılacak ne varsa Genel Kurul öncesinde tamamlanması gerektiği uyarısında bulundu. Crans Montana sonrası kalan meselelere de değinen Kasulidis, BM Güvenlik Konseyi kararlarında kayıtlı siyasi eşitliğin kabul edildiğinin ve bunun dönüşümlü başkanlığı da içerdiğinin teyit edilmesi gerektiğini savundu. Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinin kabulü karşılığında güvenlik konusunda tatmin edici bir düzenleme elde edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Kasulidis'e göre Guterres'in ziyareti neden bir fırsata dönüşemedi?
Gerekli hazırlıkların zamanında yapılmaması nedeniyle bu "altın fırsatın" heba edildiğini belirtti.
Kasulidis, müzakerelerin nasıl yürütülmesi gerektiğini savunuyor?
Müzakerelerin tek bir boyuta sıkışmaması, öz, metodoloji ve güven yaratıcı önlemler dahil tüm başlıkların aynı anda masada tutulması gerektiğini ifade etti.
Kasulidis, BM Genel Kurulu öncesinde ne uyarısında bulundu?
Genel Sekreter'in her devlet heyetiyle yalnızca 20 dakika görüşebileceğini, bu nedenle yapılacak ne varsa Genel Kurul öncesinde tamamlanması gerektiğini belirtti.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör