DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Kavurucu Sıcaklarda Öğle Saatleri Mesaisine Bir Hafta Daha Engel

14 Ağustos 2026 99 okunma
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Meteoroloji verilerine dayanarak açık alanlarda 12.00–16.00 arası çalışma yasağının 23 Ağustos 2026'ya kadar süreceğini duyurdu.
Öne Çıkanlar
  • Ağustos 2026 tarihleri arasında 12.00-16.00 saatlerinde açık havada mesai yasağı uygulanacak.
  • Yasağın kapsamı tüm sektörleri içeriyor; inşaat, belediye, tarım ve basın dahil.
  • Çalışma Dairesi müfettişleri yasak boyunca denetimleri tavizsiz sürdürecek.
  • İhbar için Alo 102, WhatsApp hattı ve sosyal medya hesapları kullanılabilecek.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Meteoroloji Dairesi'nin güncel tahminlerine işaret ederek bunaltıcı sıcakların etkisini sürdüreceğini belirtti. Bu gerekçeyle, açık havada yürütülen işler için öğle saatlerini kapsayan yasağın takvimini güncelledi. Buna göre 17 Ağustos ile 23 Ağustos 2026 tarihleri arasında, her iki gün de dahil olmak üzere, 12.00 ile 16.00 saatleri arasında dış mekânda mesai yapılmayacak.

Hasipoğlu, uygulamanın kapsamını netleştirerek sektör ayrımı yapılmadığını vurguladı. İnşaat işçilerinden belediye personeline, yol ve altyapı ekiplerinden tarımda çalışanlara, temizlik görevlilerinden teknik ekiplere ve görevi gereği dışarıda bulunan basın mensuplarına kadar güneş altında çalışan herkesin bu kararın muhatabı olduğunu söyledi. Bakan, "Bizim için belirleyici olan kişinin hangi işi yaptığı değil, aşırı sıcağın altında açık alanda bulunup bulunmadığıdır" diyerek hiçbir emekçinin bu saatlerde kavurucu sıcağa maruz kalmasını istemediklerini ifade etti.

Denetimlerin tavizsiz süreceğinin altını çizen Hasipoğlu, Çalışma Dairesi müfettişlerinin yasak boyunca sahada ve işyerlerinde kontrollerini sürdüreceğini aktardı. İşverenlere 17–23 Ağustos tarihleri arasındaki kısıtlamaya eksiksiz uymaları yönünde çağrı yapan Bakan, bugüne kadar tedbirlere büyük oranda riayet eden ve personelinin sağlığını önceleyen işverenlere teşekkür etti. Yine de bu konuda geri adım atılmayacağını net bir dille vurguladı.

İş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca kâğıt üzerinde bir zorunluluk olmadığını, çalışma hayatının temel taşlarından biri olduğunu belirten Hasipoğlu, çalışan sağlığının işverenin sorumluluğu, kamu otoritesinin ise görevi olduğunu kaydetti. Aşırı sıcakların devam ettiği bu dönemde alınan her önlemin olası sağlık sorunlarının önüne geçmek anlamına geldiğini dile getirdi. İşverenlere seslenen Bakan, "Çalışanlarımızı sıcağın altında bırakmayın, yasak saatlere uyun ve İş Sağlığı ve Güvenliği tedbirlerini eksiksiz alın" ifadelerini kullandı.

Yasağa aykırı bir durumla karşılaşan vatandaşlar ve çalışanlar için ihbar kanallarını da hatırlatan Hasipoğlu, Alo 102 İhbar Hattı, 0539 109 50 50 numaralı WhatsApp İhbar Hattı ve Bakanlığın resmi sosyal medya hesaplarının kullanılabileceğini belirtti. İhbarlarda iş yeri bilgisi, konum ve mümkünse fotoğraf ya da video gibi destekleyici unsurların paylaşılabileceğini söyleyen Bakan, sahada olmaya, denetlemeye ve çalışanların yanında durmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Bu yasak hangi tarihler arasında ve hangi saat dilimini kapsıyor?
Yasak, 17 Ağustos ile 23 Ağustos 2026 tarihleri arasında (her iki gün dahil) 12.00–16.00 saatleri arasında uygulanacak.
Bu yasak hangi sektörleri veya çalışan gruplarını kapsıyor?
Sektör ayrımı yapılmaksızın inşaat işçilerinden belediye personeline, tarım çalışanlarından basın mensuplarına kadar açık alanda çalışan herkesi kapsıyor.
Bu yasağa uyulup uyulmadığı nasıl denetlenecek?
Çalışma Dairesi müfettişleri, yasak boyunca sahada ve işyerlerinde tavizsiz denetimler yapacak.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör