DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Güney Kıbrıs

Kıbrıs'ta yeni müzakere dönemi mi başlıyor?

21 Temmuz 2026 68 okunma
Uzun yıllardır çözüme kavuşturulamayan Kıbrıs sorununda, yeni bir BM planı iddiası yeniden umutları yeşertti. Tufan Erhürman'ın Cumhurbaşkanlığı görevini devralmasının ardından aralanan kapının bu kez sonuna kadar açılabileceği konuşuluyor.

Geçmişte birçok kez anlaşma umuduyla beklenen ancak sonuç alınamayan süreçler yaşandı. 2003 yılı Şubat ayında Kuğulu Park'ta imzaların atılması beklenirken sevindirici haber gelmemişti. 2017'deki Crans Montana görüşmeleri de benzer şekilde sonuçsuz kalmıştı. Şimdi ise Tufan Erhürman'ın göreve gelmesiyle yeni bir fırsat penceresi açıldığı belirtiliyor.

Erhürman, yaklaşık 9 aylık görev süresince yaptığı açıklamalarda sürekli olarak isme takılmamak gerektiğini vurguladı. "Federasyon olur, başka bir şey olur, önemli olan istenilen sonuç" diyen Erhürman, esnek bir federasyon modeline açık olduklarını ifade etti. Ayrıca siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık konularının tartışmaya kapalı olduğunu, müzakerelerin sonuç odaklı ve takvimli ilerlemesi gerektiğini belirtti. Çözümsüzlük halinde statükoya dönülmeyeceğini de sözlerine ekledi.

İngiliz The Independent gazetesinde yer alan habere göre, BM'nin yeni Kıbrıs Çözüm Planı'nda aşamalı bir süreç öngörülüyor. Her konuda anlaşmayı beklemek yerine, üzerinde uzlaşılan başlıkların kademeli olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor. İddiaya göre bu plan, Erhürman'ın daha önce dikkat çektiği başlıkları içeriyor. Siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık, müzakere sürecinin takvimlendirilmesi ve çözümsüzlük halinde statükoya dönülmemesi planın temel unsurları arasında yer alıyor.

Planın ilk aşamasının 3-4 yıl sürmesi bekleniyor. Bu dönemde Maraş'ın devredilmesi karşılığında, Erhürman'ın ortaya koyduğu Doğrudan Ticaret, Doğrudan Uçuş ve Doğrudan Temas başlıklarının hayata geçirilmesi öngörülüyor. Aynı süreçte Türkiye'nin limanlarının Kıbrıs Cumhuriyeti'ne açılması da gündeme gelebilir. Kurulacak yeni devlette, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk başkanlar dönüşümlü olarak görev yapacak. Bu devletin iki kurucu devleti olacak ve model hem federasyona hem de konfederasyona yakın bir yapı sunacak.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, The Independent gazetesinde yer alan planla ilgili sorulara net bir yanıt vermedi. Kıbrıslı Rum Müzakereci ise esnek bir çözüm modeli arayışını reddederek, iki bölgeli bir federasyon çerçevesinde hareket ettiklerini belirtti. Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Hristodulidis ise önümüzdeki günlerde Kıbrıs sorununda yeni gelişmelerin açıklanacağını duyurdu. Tüm bu gelişmeler, Türkiye-AB ilişkileri ve Kıbrıs'ın güneyindeki doğal gaz arama faaliyetleriyle birlikte değerlendiriliyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör