Kızılyürek'in 30 Yıl Sonraki Özrü Kabul Görmedi, Tartışma 1963 ve 1974'e Taşındı
- Kızılyürek'in özrü Anastasia İsak tarafından kabul edilmedi.
- İsak, sorumluların cezalandırılması gerektiğini vurguladı.
- Kızılyürek, tartışmayı 1958, 1963-64 ve 1974 dönemlerine genişletti.
- Kızılyürek, her iki toplumdan suç işleyenlerin yargılanmasını savundu.
Niyazi Kızılyürek, 1996 yılında Derinya'da yaşamını yitiren Tasos İsak'ın kızı Anastasia İsak'a yönelik özür açıklamasında bulundu. Kızılyürek, o dönemde yaşananların ardından kamuoyu önünde görüş belirtmeyi kendisi için "vicdan borcu ve siyasi sorumluluk" olarak nitelendirdi.
Ancak Anastasia İsak, Kızılyürek'in özrünü kabul etmediğini açıkladı ve sorumluların cezalandırılması gerektiğini vurguladı. Böylece doğrudan İsak'a yöneltilen özür, beklenen uzlaşmayı sağlayamadan yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
İsak'ın yanıtı üzerine Kızılyürek, Alpha TV'de yaptığı açıklamada 1996'daki olaylarla ilgili sorumluların bulunup hesap vermesi gerektiğini söyledi. Bununla birlikte geçmişte işlenen suçların yalnızca tek bir taraf üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kızılyürek, 1958'den 1963-64'e ve 1974'e kadar uzanan dönemleri gündeme getirdi.
Kızılyürek, her iki toplumdan da suç işleyenlerin yargılanması gerektiğini savundu. İlk açıklamasında tek bir olay ve tek bir aile üzerinden özür dileyen Kızılyürek'in, tartışmayı iki toplumun geçmişte yaşadığı acılara genişletmesi dikkat çekti.
Kişisel bir özür olarak başlayan açıklama, "Geçmişin hangi bölümü hatırlanacak, hangi acılar birlikte konuşulacak?" tartışmasına dönüştü. Kıbrıs'ın geçmişinde yalnızca tek bir toplumun değil, her iki toplumun da ağır bedeller ödediği gerçeği bir kez daha siyasi tartışmanın merkezine yerleşti.