DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Kızılyürek'in 30 Yıl Sonraki Özrü Kabul Görmedi, Tartışma 1963 ve 1974'e Taşındı

21 Ağustos 2026 49 okunma
AKEL'in eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Niyazi Kızılyürek, 1996'da Derinya'da ölen Tasos İsak'ın kızından özür diledi ancak bu özür karşılık bulmadı. Kızılyürek bunun üzerine tartışmayı 1958'den 1974'e uzanan dönemlere genişletti.
Öne Çıkanlar
  • Kızılyürek'in özrü Anastasia İsak tarafından kabul edilmedi.
  • İsak, sorumluların cezalandırılması gerektiğini vurguladı.
  • Kızılyürek, tartışmayı 1958, 1963-64 ve 1974 dönemlerine genişletti.
  • Kızılyürek, her iki toplumdan suç işleyenlerin yargılanmasını savundu.

Niyazi Kızılyürek, 1996 yılında Derinya'da yaşamını yitiren Tasos İsak'ın kızı Anastasia İsak'a yönelik özür açıklamasında bulundu. Kızılyürek, o dönemde yaşananların ardından kamuoyu önünde görüş belirtmeyi kendisi için "vicdan borcu ve siyasi sorumluluk" olarak nitelendirdi.

Ancak Anastasia İsak, Kızılyürek'in özrünü kabul etmediğini açıkladı ve sorumluların cezalandırılması gerektiğini vurguladı. Böylece doğrudan İsak'a yöneltilen özür, beklenen uzlaşmayı sağlayamadan yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

İsak'ın yanıtı üzerine Kızılyürek, Alpha TV'de yaptığı açıklamada 1996'daki olaylarla ilgili sorumluların bulunup hesap vermesi gerektiğini söyledi. Bununla birlikte geçmişte işlenen suçların yalnızca tek bir taraf üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kızılyürek, 1958'den 1963-64'e ve 1974'e kadar uzanan dönemleri gündeme getirdi.

Kızılyürek, her iki toplumdan da suç işleyenlerin yargılanması gerektiğini savundu. İlk açıklamasında tek bir olay ve tek bir aile üzerinden özür dileyen Kızılyürek'in, tartışmayı iki toplumun geçmişte yaşadığı acılara genişletmesi dikkat çekti.

Kişisel bir özür olarak başlayan açıklama, "Geçmişin hangi bölümü hatırlanacak, hangi acılar birlikte konuşulacak?" tartışmasına dönüştü. Kıbrıs'ın geçmişinde yalnızca tek bir toplumun değil, her iki toplumun da ağır bedeller ödediği gerçeği bir kez daha siyasi tartışmanın merkezine yerleşti.

Sık Sorulan Sorular

Niyazi Kızılyürek, Anastasia İsak'a yönelik özrünü hangi gerekçeyle dile getirdi?
Kızılyürek, o dönemde yaşananların ardından kamuoyu önünde görüş belirtmeyi kendisi için "vicdan borcu ve siyasi sorumluluk" olarak nitelendirdi.
Anastasia İsak, Kızılyürek'in özrünü neden kabul etmedi?
Anastasia İsak, özrü kabul etmediğini açıkladı ve sorumluların cezalandırılması gerektiğini vurguladı.
Kızılyürek, tartışmayı hangi dönemlere genişletti?
Kızılyürek, tartışmayı 1958'den 1963-64'e ve 1974'e kadar uzanan dönemlere genişletti.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör