DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

KKTC Başbakanı Üstel: İslam ülkeleriyle dayanışma vurgusu

21 Temmuz 2026 87 okunma
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği heyetini kabul etti. Görüşmede, Kıbrıs Türk halkının egemenlik mücadelesine uluslararası destek çağrısı yapıldı.

Başbakan Ünal Üstel, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52. yılı kapsamında KKTC’de bulunan İslam İş Birliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Ali Asgar Mohammadi Sijani ve beraberindeki heyeti ağırladı. Kabulde, KKTC ile İslam ülkeleri arasındaki bağların güçlendirilmesi ve ortak meselelerde iş birliğinin artırılması ele alındı.

Üstel, görüşmede yaptığı açıklamada, ziyaretin Barış ve Özgürlük Bayramı’na denk gelmesinin sembolik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Kıbrıs Türk halkının egemenlik mücadelesine vurgu yapan Üstel, Rum tarafının adadaki iki halk ve iki devlet gerçeğini kabul etmediğini söyledi. Başbakan, “Anavatan Türkiye’nin tam ve sarsılmaz desteğiyle, egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüz tescil edilmeden herhangi bir müzakere sürecinin başlaması mümkün değildir. Bu duruşumuz nettir ve değişmeyecektir.” ifadelerini kullandı.

Hükümetin, Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası yapılarla bağlarını her geçen gün güçlendirdiğini aktaran Üstel, Kıbrıs Türk halkının haklı davasına verilen uluslararası desteğin artmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İslam ülkeleriyle kurulacak güçlü diyalog ve parlamento iş birliklerinin, hem halklar arasındaki kardeşliği pekiştireceğini hem de KKTC’nin uluslararası alanda daha görünür olmasını sağlayacağını kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel, Büyükelçi Sijani ve heyetine teşekkür ederek, iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da ilerlemesi temennisinde bulundu. Kabul, samimi bir atmosferde sona erdi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör