KKTC'de Denetim Zaafı: İzinsiz Yaşayan 7 Kişi Ağır Suçlara Karıştı
TDP Girne İlçe Başkanı Ayşe Öztabay, ülkedeki denetim ve muhaceret sisteminin ciddi bir sorgulamaya ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Son bir ayda medyaya yansıyan ve doğrulanabilen adli vakaları tarayan Öztabay, ikamet izni bulunmadığı tespit edilen en az 7 kişinin aynı zamanda hırsızlık, bıçaklama, şiddet, resmi evrakta sahtecilik, uyuşturucu ve cinayet gibi ağır suçlarla ilişkilendirildiğini belirtti.
Öztabay'ın sıraladığı vakalar arasında bir cinayet zanlısı, bir bıçaklama/yaralama zanlısı, bir kadına yönelik şiddet zanlısı, iki hırsızlık/ev açma zanlısı, bir resmi evrak suçu zanlısı ve bir ölümlü trafik kazası ile uyuşturucu vakası yer aldı. Bu olayların 22 Temmuz ile Ağustos başı arasında Lefke, Lefkoşa, Gönyeli ve Girne gibi farklı bölgelerde meydana geldiği kaydedildi.
Bazı kişilerin ikamet durumlarının suç olaylarının ardından ortaya çıktığına dikkat çeken Öztabay, aynı dönemde rutin kaçak yaşam denetimlerinde çok daha büyük sayılarla karşılaşıldığını ifade etti. 24 Temmuz'da 46, 31 Temmuz'da 20, 5 Ağustos'ta 14, 6 Ağustos'ta 12 ve 8 Ağustos'ta 4 kişinin sadece ikamet izinsiz oldukları için tespit edildiğini aktardı. Bu rakamların son bir ayda kaçak yaşayan toplam kişi sayısı değil, yalnızca basına yansıyan ve doğrulanabilen asgari sayılar olduğunun altını çizdi.
"Bir kişinin 51 gündür, başka bir kişinin ise 2 bin 435 gündür izinsiz ikamet ettiği tespit edilmiştir" diyen Öztabay, meselenin yabancı düşmanlığı olmadığını, devlet ciddiyeti, kamu güvenliği ve hukuk düzeniyle ilgili olduğunu söyledi. Devletin görevinin suç işlendikten sonra yalnızca suçluyu yakalamak olmadığını belirten Öztabay, denetim mekanizmalarının zamanında ve etkin kullanılarak kamu güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı.
Öztabay, hükümete ve ilgili kurumlara "Son bir ayda kaç kişi ikamet izinsiz olduğu halde başka suçlara karışmıştır? Kaç kişi aylarca veya yıllarca izinsiz şekilde ülkede kalmıştır? Devlet, bu kişilerin izinsiz duruma düştüğünü neden suç işledikten sonra fark etmektedir?" sorularını yöneltti. "Toplumun güvenliği tesadüflere bırakılamaz. Denetimsizliğin bedelini toplum ödememeli; devlet, görevini suçtan sonra değil, suçtan önce yerine getirmelidir" ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.