DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

KKTC'de Tarikat ve Cemaatlerin Eğitimdeki Rolü Meclis Gündeminde

19 Ağustos 2026 112 okunma
CTP Milletvekili Asım Akansoy, KKTC'de tarikat ve cemaat yapılanmalarının çocukların eğitim ve barınma süreçlerindeki faaliyetlerinin denetlenip denetlenmediğini Başbakan'a sordu.
Öne Çıkanlar
  • CTP Milletvekili Asım Akansoy, tarikat ve cemaatlerin eğitimdeki rolünü Meclis gündemine taşıdı.
  • Süleymancılarla bağlantılı Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği'nin yurt izninin yenilendiğini sorguladı.
  • Akansoy, çocukların eğitiminin tarikat ve cemaat vesayetine bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
  • Hükümete denetim, inceleme ve somut adımlara ilişkin sorular yöneltti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, KKTC'de faaliyet gösteren tarikat ve cemaat yapılanmalarının çocukların eğitim ve barınma süreçlerindeki rolüne ilişkin ciddi sorular yöneltti. Akansoy, Türkiye'de son dönemde Süleymancılar yapılanmasıyla ilgili basına yansıyan soruşturma ve iddialara dikkat çekerek, KKTC'de de bu yapılanmayla bağlantılı olduğu belirtilen kuruluşlar ve öğrenci yurtları konusunda uzun süredir soru işaretleri bulunduğunu ifade etti.

Akansoy, çeşitli örgütlerin Süleymancılarla bağlantılı olduğu belirtilen Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği'nin kapatılması amacıyla açtığı davanın halen devam ettiğini anımsattı. Davada derneğin tüzüğündeki öğrenci yurdu hizmetlerine ilişkin hükümlerin Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı olduğunun ileri sürüldüğünü kaydeden Akansoy, buna rağmen söz konusu derneğin öğrenci yurdu izninin Eğitim Bakanlığı tarafından yenilendiğinin kamuoyuna yansıdığını belirterek hükümetin bu konuda ne yaptığını sordu.

Meselenin yalnızca belirli bir yapılanmayla sınırlı olmadığını vurgulayan Akansoy, "Bu mesele yalnızca Süleymancılar meselesi değildir. Çocuklarımızın nasıl bir eğitim alacağı, kimlerin etkisi altında yetişeceği ve devletin eğitim alanındaki sorumluluğunu ne ölçüde yerine getireceği meselesidir" dedi. İnanç özgürlüğünün korunması gerektiğini ifade eden Akansoy, inanç özgürlüğü ile çocukların eğitim alanının tarikat ve cemaatlerin etkisine bırakılmasının aynı şey olmadığını belirtti.

Kıbrıs Türk toplumunun özgür, bilimsel, demokratik ve seküler bir eğitim sistemini savunduğunu kaydeden Akansoy, "Çocuklarımızın geleceği üzerinde hiçbir tarikatın veya cemaatin vesayet hakkı olmamalıdır" ifadelerini kullandı. Pazartesi günü Meclis'te hükümete yöneltmek istediği soruyu Başbakan'ın Meclis'e gelmemesi nedeniyle doğrudan soramadığını belirten Akansoy, sorusunu kamuoyu önünde yöneltti.

Akansoy, "KKTC'de tarikat ve cemaat yapılanmalarının çocuklarımızın eğitim ve barınma süreçlerindeki faaliyetleri hükümet tarafından denetleniyor mu? Süleymancılar yapılanmasıyla bağlantılı kuruluşlar hakkında herhangi bir inceleme veya soruşturma yürütülüyor mu? Eğer yürütülüyorsa sonuçları nedir?" diye sordu. Hükümetin eğitim alanını tarikat ve cemaatlerin etkisinden korumak için hangi somut adımları atacağını da soran Akansoy, "Kamuoyu, afaki açıklamalardan değil, açık bilgi, sorumluluk ve somut adım beklemektedir" dedi.

Sık Sorulan Sorular

Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği'nin öğrenci yurdu izni, hakkında devam eden dava olmasına rağmen Eğitim Bakanlığı tarafından neden yenilendi?
Haberde, iznin yenilendiği belirtilmiş ancak bu yenilemenin gerekçesi veya süreci hakkında herhangi bir bilgi verilmemiştir.
CTP Milletvekili Asım Akansoy'un Başbakan'a yönelttiği soruların kapsamı nedir?
Akansoy, tarikat ve cemaat yapılanmalarının çocukların eğitim ve barınma süreçlerindeki faaliyetlerinin denetlenip denetlenmediğini ve hükümetin bu konuda ne yaptığını sormuştur.
Açılan davada derneğin tüzüğündeki hangi hükümlerin ihlal edildiği iddia ediliyor?
Davada, derneğin tüzüğündeki öğrenci yurdu hizmetlerine ilişkin hükümlerin Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör