DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

KTSO: Sanayi GSYH Payı Yüzde 45 Düştü, Ekonomi Tehlikede

20 Temmuz 2026 121 okunma
Kıbrıs Türk Sanayi Odası, sanayi sektörünün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içindeki payının dört yılda yüzde 45 azalarak yüzde 6,7’ye gerilediğini duyurdu. Oda, üretimin zayıfladığı bir ekonominin sürdürülebilir olmadığını vurgulayarak acil önlem çağrısı yaptı.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), yazılı bir açıklama yaparak ülke sanayisinin karşı karşıya olduğu ekonomik daralmayı rakamlarla ortaya koydu. Açıklamada, sanayi sektörünün GSYH içindeki payının 2020'de yüzde 9,7 seviyesindeyken 2024 itibarıyla yüzde 45 oranında azalarak yüzde 6,7’ye düştüğü belirtildi. Tahminler, bu gerilemenin 2026 yılında da devam edeceğine işaret ediyor.

Oda, imalat sanayisinin GSYH içindeki payının da yüzde 2,5’ten yüzde 2,0’ye gerilediğini kaydetti. Bu durumun, ekonominin üretimden koparak hizmet ve tüketim odaklı bir yapıya sürüklendiğini gösterdiği ifade edildi. Açıklamada, “Üretimin zayıfladığı bir ekonominin uzun vadede sürdürülebilir olması mümkün değildir” denildi.

Sanayicilerin artan maliyetler ve yetersiz destekler nedeniyle her geçen gün daha ağır bir yük altında ezildiğine dikkat çekilen açıklamada, yüksek enerji maliyetleri, hızla artan iş gücü giderleri, hayat pahalılığı, doğrudan ve dolaylı vergiler, döviz bazlı hammadde temini, yüksek navlun ücretleri ve ithal makine ile yedek parçaya uygulanan vergilerin üretimi giderek zorlaştırdığı vurgulandı.

KTSO, birçok işletmenin ayakta kalabilmek için üretim kapasitesini azalttığını, yatırımlarını ertelediğini veya çalışanlarını işten çıkarmak zorunda kaldığını belirtti. Açıklamada, yerli üreticinin ithal ürünlerle eşit olmayan koşullarda rekabet etmek zorunda bırakıldığı, teşvik mekanizmalarının ise hedef odaklı olmaktan uzaklaştığı ifade edildi.

Oda, sanayicinin bugüne kadar tüm zorluklara rağmen üretmekten vazgeçmediğini ancak fedakârlığın bir sınırı olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan Kıbrıs Türk sanayisinin hak ettiği yer burası olmamalıdır” denilerek, enerji maliyetlerinin düşürülmesi, hedefli teşviklerin uygulanması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve haksız rekabete karşı koruyucu mekanizmaların oluşturulmasının bir tercih değil zorunluluk olduğu kaydedildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör