Kuzey Kıbrıs Yine Dünya Basınında: Bu Kez Tüp Bebek Skandalı
- BBC araştırması, Kuzey Kıbrıs'ta tüp bebek tedavisinde yanlış donör kullanıldığı iddialarını ortaya koydu.
- İddialardan etkilenen en az 30 çocuk bulunuyor ve çoğu İngiliz vatandaşı.
- DNA testi yapılan 11 çocuğun sonuçları, ailelere verilen donör bilgileriyle uyuşmuyor.
- Cryos International, iddiaların odağındaki kliniklerden birini 2016'dan beri kara listeye aldı.
Bir ülkenin adı neden hep skandallarla anılır? Bilimde, sanatta, kültürde ya da başarıda değil de kara para, sahte diploma, insan ticareti, yasa dışı bahis ve şimdi de tüp bebek rezaletiyle dünya gündemine oturur? BBC'nin en önemli haberlerinden biri yine kuzey Kıbrıs'la ilgili. Yine uluslararası basındayız, yine utanç verici bir olayla.
BBC'nin araştırmasına göre kuzey Kıbrıs'ta tüp bebek tedavisi gören bazı aileler, kendilerine bildirilen donör yerine farklı kişilerin sperm ya da yumurtalarının kullanıldığından kuşku duyuyor. İddialara göre bu durumdan etkilenen en az 30 çocuk bulunuyor ve bunların büyük bölümü İngiliz vatandaşı. DNA testi yapılan 11 çocukta çıkan sonuçların, ailelere verilen donör bilgileriyle örtüşmediği ifade ediliyor. Buradaki mesele yalnızca bir sağlık hizmeti değil; bir insanın genetik kimliği söz konusu. Bu aynı zamanda ciddi bir güvenlik sorunu.
Benzer iddialar daha önce de gündeme gelmiş, yine uluslararası basına yansımıştı. Hatta hükümet vekillerinden birinin telaşıyla basına düşmüştü. O dönemde "Bataklık dünyada görünüyor" diye yazmıştım. Ne acıdır ki bu bataklığın başlıca mimarları şimdi "güvenli bir ülkeyiz" diyor, üstelik daha fazla silah izni dağıtarak.
Her ülkede suç işlenir, sahtekârlık yapılır, skandallar patlak verir. Bir ülkeyi itibarsızlaştıran bunların varlığı değil, bunlara karşı ne yapıldığıdır. Denetim var mı? Soruşturma açılıyor mu? Sonuçlar kamuoyuyla paylaşılıyor mu? Sorumlular cezalandırılıyor mu? Daha da önemlisi, utanç duyuluyor mu?
BBC haberindeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri şu: Dünyanın en büyük sperm bankalarından Cryos International'ın, iddiaların odağındaki kliniklerden birini 2016'dan beri kara listeye aldığı belirtiliyor. Tam on yıl. Dünya bunu biliyor da biz mi bilmiyoruz? Biliyorsak ne yaptık? İlk BBC haberinin ardından Sağlık Bakanlığı soruşturma başlatıldığını duyurmuştu. BBC ise defalarca bilgi talep etmesine karşın Bakanlığın kendilerine yanıt vermediğini aktarıyor. İşte "bataklık" tam olarak bu: yalnızca suç değil, denetimsizlik, cezasızlık, suskunluk ve şeffaflıktan kaçış.
Ülkelerin de insanlar gibi itibarı vardır. "Kuzey Kıbrıs cennettir" diye milyonlar harcayabilir, turizm reklamları yapabilir, sağlık ve eğitim adası olduğunuzu anlatabilirsiniz. Ancak bir ülkenin gerçek markasını reklam ajansları değil, kurumları yaratır: hukuk, denetim, şeffaflık ve güvenilirlik. Yıllar önce "Bataklık dünyada görünüyor" demiştim. Keşke bugün farklı bir yazı yazabilseydim. Ama görünen o ki dünya yine bize bakıyor ve ne yazık ki yine bataklığı görüyor. Kimileri bu bataklıkta keyif sürüyor. Nereye kadar?