DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Adli Olaylar

Lefkoşa’da dehşet: Eşini ölümle tehdit eden şüpheli tutuklandı

29 Temmuz 2026 106 okunma
Türkmenistan uyruklu bir kişi, gece yarısı eşini telefonla taciz edip evine giderek ölüm tehditlerinde bulunduktan sonra darp etti. Mahkeme, zanlının 15 günü geçmeyecek şekilde cezaevine gönderilmesine hükmetti.

Lefkoşa’da meydana gelen olayda, “şiddet kullanma tehdidi”, “ciddi darp” ve “telefonda taciz” suçlamalarıyla gözaltına alınan A.N., soruşturmanın bitmesinin ardından bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti, zanlının 15 günü aşmayacak bir süreyle cezaevinde kalmasına karar verdi.

Mahkemede ifade veren Polis Memuru Açelya Görür, olayın 26 Temmuz 2026 tarihinde saat 03.30 civarında yaşandığını belirtti. Polis, zanlının önce eşini telefonla arayarak rahatsız ettiğini, ardından evine giderek “Kimin altındaydın da bebek uyumadı bu saate kadar? Dışarı çık. Çıkmazsan ya seni, ya bebeği, ya anneni ya da kardeşini öldüreceğim” diyerek tehdit savurduğunu aktardı.

Polis memuru, zanlının daha sonra eşini saçlarından tutup sürüklediğini, boğazını sıkarak ve yüzüne tokat atarak ağır şekilde darp ettiğini mahkemeye anlattı. Şikayet üzerine derdest emriyle yakalanan zanlının eşinin hastaneye götürülerek doktor kontrolünden geçirildiği ve darp raporu alındığı ifade edildi.

Soruşturma sırasında, zanlının 2024 ve 2025 yıllarında da eşine şiddet uyguladığına dair şikayetler olduğu ancak bu şikayetlerin takip edilmediği ortaya çıktı. Polis ayrıca mağdurun maddi imkansızlıklar nedeniyle boşanma davası açamadığını söylediğini de mahkemeye bildirdi. Soruşturmanın tamamlandığını kaydeden polis, zanlının tutuklu yargılanmasını talep etti. Mahkemede söz alan zanlı ise pişman olduğunu ifade etti. Yargıç Şevket Gazi, sunulan delilleri değerlendirerek zanlının 15 günü aşmayacak süreyle cezaevine gönderilmesine emir verdi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör