DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Kaza & Olaylar

Mağusa Yat Limanı'nda tehlike çanları: Tekne sahipleri iskeledeki çürümeye isyan etti

29 Ağustos 2026 94 okunma
Mağusa Yat Limanı'ndaki iskelenin İngiliz döneminden kalma olduğunu ve ciddi biçimde yıprandığını belirten tekne sahipleri, can ve mal güvenliği riskine karşı yetkililere acil müdahale çağrısı yaptı.
Öne Çıkanlar
  • Mağusa Yat Limanı iskelesi çürüyerek güvenlik tehdidi oluşturuyor.
  • İskele girişinde çökme sonucu bir tekne battı, ölüm tehlikesi yaşandı.
  • Yıllardır projeler hazırlanmasına rağmen iskele yenilenmesi için hiçbir adım atılmadı.
  • Tekne sahipleri ücret ödemelerine rağmen bakım hizmeti alamadıklarını savunuyor.

Mağusa Yat Limanı'nda barınan tekne sahipleri, iskelenin içler acısı durumuna tepki gösteriyor. Vatandaşlar, İngiliz döneminden kaldığını ifade ettikleri yapının ağır hasar gördüğünü ve güvenlik açısından ciddi tehdit oluşturduğunu dile getirdi.

Konuyla ilgili açıklama yapan bir tekne sahibi, iskelenin giriş kısmında daha önce bir çökme meydana geldiğini ve bu olay sırasında bir teknenin battığını öne sürdü. "Az kalsın insanlar da ölüyordu" diyen vatandaş, iskele zemininde bozulmalar ve delikler bulunduğunu, en büyük sorunlardan birinin de elektrik kablolarının geçiş şekli olduğunu savundu.

Tekne sahipleri, iskelenin yenilenmesi için yıllardır projeler hazırlandığını ancak hiçbir çalışmanın hayata geçirilmediğini belirtti. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın bölgeyi birçok kez ziyaret ettiğini aktaran vatandaş, kendilerine projenin tamamlanacağı yönünde sözler verildiğini fakat bugüne kadar somut bir adım atılmadığını iddia etti. "Her sene proje çiziliyor, 'bu sene yapılıyor' deniliyor ama hâlâ bir çivi çakılmadı" sözleriyle tepkisini ortaya koydu.

Limandan yararlanmak için aylık ücret ödediklerini vurgulayan tekne sahipleri, buna karşın yeterli altyapı ve bakım hizmeti alamadıklarını savundu. Liman gelirlerinin doğrudan Maliye'ye aktarıldığını öne süren vatandaş, geçmişte bu gelirlerin Liman Başkanlığı bünyesinde kaldığını ve kırılan ekipmanların bu kaynakla onarılabildiğini ifade etti.

Özellikle kış ayları ve fırtınalı havalar öncesinde iskelenin mevcut halinin daha büyük risk yarattığına dikkat çeken tekne sahipleri, "Burada insanların ne can güvenliği ne de mal güvenliği kaldı. Kış geliyor ve hâlâ bir çivi çakılmadı" diyerek yetkililere bir an önce harekete geçme çağrısında bulundu.

Sık Sorulan Sorular

İskelede daha önce meydana gelen çökme olayında bir teknenin battığı ve insanların ölüm tehlikesi atlattığı belirtiliyor. Bu olayda can kaybı yaşandı mı?
Haberde can kaybı yaşandığına dair bilgi bulunmuyor; tekne sahibi "az kalsın insanlar da ölüyordu" diyerek ölüm tehlikesi atlatıldığını ifade ediyor.
Tekne sahipleri, liman gelirlerinin Maliye'ye aktarılması nedeniyle bakım yapılamadığını öne sürüyor. Bu gelirlerin önceden nerede tutulduğu belirtiliyor?
Haberde, geçmişte bu gelirlerin Liman Başkanlığı bünyesinde kaldığı ve kırılan ekipmanların bu kaynakla onarılabildiği ifade ediliyor.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın bölgeyi ziyaret ettiği ve proje sözü verdiği aktarılıyor. Bu ziyaretlerin sonucunda somut bir adım atıldı mı?
Haberde, bugüne kadar somut bir adım atılmadığı ve "hâlâ bir çivi çakılmadığı" iddiası yer alıyor; projenin tamamlanacağı yönünde sözler verildiği belirtiliyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör