DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Nilden Bektaş Erhürman: Temsiliyetin Ötesinde Bir Sorumluluk

27 Temmuz 2026 77 okunma
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman, üstlendiği rolü yalnızca protokol görevi olarak görmediğini, çevre mühendisliği birikimini toplum yararına projelere dönüştürmeyi hedeflediğini açıkladı.

Nilden Bektaş Erhürman, 1979 yılında Lefkoşa'da dünyaya geldi. Polis memuru bir baba ve anestezi teknisyeni bir annenin ikinci çocuğu olan Erhürman, eğitim hayatını 20 Temmuz Fen Lisesi ve ardından Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nde tamamladı. Uzun yıllar boyunca sivil toplum kuruluşlarında aktif görev alan Erhürman, Çevre Mühendisleri Odası'nın kurucuları arasında yer aldı ve dört dönem boyunca bu odanın başkanlığını yürüttü.

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde çeşitli çalışma masaları oluşturulduğunu belirten Erhürman, bu kapsamda bir "Çevre ve İklim Masası" kurulduğunu ifade etti. Erhürman, su kaynaklarının yönetimi konusunda da "Su Yönetimi Çalışma Grubu" oluşturduklarını söyledi. Ayrıca, "Yeniden Yeşil Kıbrıs" projesi kapsamında Milli Eğitim, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlıkları ile Orman Dairesi ve belediyelerin iş birliğiyle geniş çaplı bir ağaçlandırma seferberliği başlatıldığını vurguladı. Proje çerçevesinde 18 belediyenin desteğiyle 27 farklı noktada eş zamanlı olarak 14 bin 300 fidanın toprakla buluşturulduğunu aktardı.

Çalışmalarının sadece çevreyle sınırlı kalmadığını dile getiren Erhürman, kadın örgütleriyle sürekli temas halinde olduklarını ve kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konularda iş birlikleri geliştirdiklerini belirtti. Ülkede faaliyet gösteren beş kadın kooperatifinin kadın emeğini görünür kılmak ve kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak adına önemli roller üstlendiğine dikkat çekti.

Çocuklara yönelik projeler de yürüten Erhürman, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle "Çünkü Hayallerin Cinsiyeti Olmaz" temalı bir belgesel hazırladıklarını açıkladı. Bu belgeselin, toplumdaki cinsiyet temelli meslek kalıplarını sorgulamayı ve geleneksel olarak "erkek işi" sayılan alanlarda başarılı olan kadınların hikayelerini anlatarak kız çocuklarına ilham vermeyi amaçladığını söyledi. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde "Çok Sesli Çocuk Korosu" kurulduğunu ve bu koronun ilk konserini başarıyla verdiğini belirtti.

Özel hayatına da değinen Erhürman, eşi Tufan Erhürman ile 2013 yılında bir çevre toplantısında tanıştıklarını ve dostluklarının zamanla aşka dönüştüğünü anlattı. Çift, 5 yaşındaki oğulları Toprak'ın çocukluğunu yetişkin dünyasının yoğunluğundan uzak tutmaya özen gösterdiklerini ifade etti. Erhürman, oğullarının bir gün eşine "Başkan değil o, Toprak'ın babasıdır" dediği anısını paylaşarak, bunun duymak istedikleri en güzel cevap olduğunu söyledi. Mesleğinden kopmayı hiç düşünmediğini vurgulayan Erhürman, önümüzdeki dönemde çevre, kadın, Kıbrıs kültürü ve çocuk odaklı projelere ağırlık vermeyi planladığını belirtti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör