DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Özersay'dan TMT Derneği'ne ziyaret: İki devletli çözüm vurgusu

13 Ağustos 2026 62 okunma
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, TMT Mücahitler Derneği'ni ziyaret ederek Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özersay, Rum tarafının paylaşım istemediğini belirterek egemen eşitlik temelinde iki devletli çözümden yana olduklarını ifade etti.
Öne Çıkanlar
  • Özersay, TMT Mücahitler Derneği'ni ziyaret ederek iki devletli çözümü vurguladı.
  • Federasyon çözümünün dogmatik olduğunu, Rum liderliğinin paylaşım istemediğini savundu.
  • KKTC'nin devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve gerçekçi yol haritası gerektiğini belirtti.
  • Türkiye'nin garantörlüğünün Kıbrıs Türküne güven verdiğini ve uyumlu politika şart olduğunu söyledi.

Halkın Partisi heyeti, TMT Mücahitler Derneği'ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs sorunu ve ülkedeki çeşitli meselelere dair görüşlerini ve çözüm önerilerini dernek yönetimiyle paylaştı.

Özersay'a ziyarette Lefkoşa İlçe Başkanı Mustafa Kendir, MYK üyesi ve Girne İlçe Başkanı Neşe Anibal, Parti Meclisi üyeleri Raif İlkman, Berna Altunsoy Öznur, Fikret Alas ve Hasan Akkuş'un yanı sıra Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar, ilçe yönetiminden Gürbüz Gertik ve Kürşat Dünki ile son dönemde partiye katılan Seral Fırat ve Süleyman Akmercan eşlik etti. Dernek tarafında ise Başkan Celal Bayar ve Yönetim Kurulu üyeleri hazır bulundu.

Ziyarette konuşan Özersay, federasyon temelli bir çözüm için paylaşma iradesinin şart olduğunu ancak Kıbrıs Rum siyasi liderliğinin ne yönetimi ne de zenginliği paylaşmak istemediğini dile getirdi. Rum liderliğinin, "gasp ettikleri" Kıbrıs Cumhuriyeti ve uluslararası yaklaşımlar nedeniyle konforlu bir pozisyonda bulunduğunu, bu yüzden adil bir ortaklığı kabul edemeyeceğini savunan Özersay, sonuçsuz tartışmalarda savrulmanın ve federasyonda ısrar ederek dogmatik davranmanın anlamı olmadığını söyledi.

Adadaki gerçekler temelinde, iki halkın kendi kendini yönettiği ve gerektiğinde işbirliğine gidilecek bir modelin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özersay, Kıbrıs Türk tarafının Türkiye'nin ortaya koyduğu egemen eşitlik temelinde iki devletli çözümden yana olması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşımın uygulanabilmesi için gerçekçi bir yol haritasına ve KKTC'nin devlet kurumlarının güçlendirilerek "gerçek anlamda devlet gibi yönetilmesine" ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

HP'nin devlete ve milli mücadeleye inandığını, saygı duyduğunu ve sahip çıktığını belirten Özersay, bu nedenle TMT Mücahitler Derneği'ni önemsediklerini kaydetti. Türkiye ile uyumlu bir Kıbrıs politikasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Özersay, Türkiye'nin garantör devlet olarak adadaki varlığının Kıbrıs Türküne güven verdiğini ve gücünü artırdığını söyledi. Türkiye ile dayanışmanın sözde kalmaması gerektiğine dikkat çeken Özersay, HP'nin hükümette olduğu dönemde Türkiye ile dengeli ve karşılıklı saygıya dayalı bir müttefik ilişkisi kurduklarını ifade etti.

Dernek Başkanı Celal Bayar ise Kıbrıs sorununun, milli mücadeleye omuz vermiş TMT mensupları olarak kendileri için hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Sık Sorulan Sorular

Özersay, Rum tarafının federasyon temelli çözümü neden kabul etmediğini hangi gerekçelerle açıkladı?
Özersay, Rum liderliğinin ne yönetimi ne de zenginliği paylaşmak istemediğini ve "gasp ettikleri" Kıbrıs Cumhuriyeti ile uluslararası yaklaşımlar nedeniyle konforlu bir pozisyonda bulunduğunu belirtti.
Özersay'ın önerdiği çözüm modelinin temel unsurları nelerdir?
Özersay, adadaki gerçekler temelinde iki halkın kendi kendini yönettiği ve gerektiğinde işbirliğine gidilecek bir modelin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ziyarette Özersay'a eşlik eden heyette hangi parti görevlileri yer aldı?
Heyette Lefkoşa İlçe Başkanı Mustafa Kendir, Girne İlçe Başkanı Neşe Anibal, Parti Meclisi üyeleri Raif İlkman, Berna Altunsoy Öznur, Fikret Alas ve Hasan Akkuş ile Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar yer aldı.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör